<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ForumdasiN.Com / Film, Dizi, Oyun, Program, Eğlence, Geyik, Spor ve Dahası...  - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.forumdasin.com/</link>
		<description><![CDATA[ForumdasiN.Com / Film, Dizi, Oyun, Program, Eğlence, Geyik, Spor ve Dahası...  - http://www.forumdasin.com]]></description>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2008 10:26:17 -0700</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[DataLife Engine v.7.2 Final DLE indir-Download]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=525</link>
			<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 19:20:33 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=525</guid>
			<description><![CDATA[DataLife Engine v.7.2 Final Release<br />
<br />
İndir - Download:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DataLife Engine v.7.2 Final Release<br />
<br />
İndir - Download:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Önce Onlar Bulmuştu...]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=524</link>
			<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 12:24:12 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=524</guid>
			<description><![CDATA[Dünyanın üzerine bir güneş gibi doğan İslâmiyet, ilim öğrenmeyi teşvik ederek Müslümanların her bakımdan örnek alınabilecek bir medeniyet kurmalarını sağlamıştır. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in ve Peygamber Efendimiz&#8217;in (sas) teşvikleriyle, M.S. 800&#8211;1500 yılları arasında İslâm dünyasında, her konuda olduğu gibi, ilmî çalışmalarda da önemli ilerlemeler olmuş; birçok Batılı araştırmacı, İslâm dünyasının önemli ilim merkezlerine gelerek Müslüman âlimlerden ilim öğrenmiştir. Müslüman ilim adamlarının eserlerinden yaptıkları çevirilerle, kendi ülkelerinde mucit olarak meşhur olmuş çok sayıda Batılı araştırmacı vardır. Batı&#8217;nın meseleye taraflı yaklaşması, ülkemizde de bazı kesimlerin bu gerçeği kasıtlı olarak örtmeye çalışması neticesi maalesef Müslüman ilim adamları tarafından yapılan keşif ve ortaya konan icatlar Batılılara mal edilmiştir. Bütün bunlardan sonra da, &#8220;İslâm terakkiye mânidir.&#8221; gibi yaftalarla Müslümanlar tesir altına alınmak istenmiştir. Aşağıdaki misâllerden de anlaşılacağı gibi birçok icat ve keşfin temelinde Müslüman ilim adamları vardır.<br />
<br />
Uçak<br />
İnsanoğlunun kuşlar gibi uçma hayalinin, ilk olarak 1903 yılında Wright Kardeşler tarafından gerçekleştirildiği bilinir. Hâlbuki ilk uçuş denemeleri 880 yılında, Endülüslü Müslüman âlim İbn-i Firnas tarafından geçekleştirilmiştir. Plânörlere benzeyen bir âletin üzerine kuş tüyleri ve kumaş geçiren İbn-i Firnas, bununla bir müddet havada kalmayı başarmıştır. İbn-i Firnas&#8217;ın bu faaliyeti, Batılı tarihçilerden Prof. Dr. Philip Hitti ve Dr. Sigrid Hunke tarafından ilk uçuş denemesi, kullandığı âlet de ilk uçak modeli olarak kabul edilir.1,2<br />
<br />
Buharlı otomatik sistemler<br />
Çeşitli kaynaklarda, buharlı otomatik sistemlerin ilk örneklerinin 1780 yılında İskoçyalı mühendis James Watt (1736&#8211;1819) tarafından icat edildiği belirtilir. Hâlbuki James Watt&#8217;tan 600 yıl öne yaşamış olan El-Cezeri&#8217;nin bir eserinde, buharlı otomatik sisteme benzer bir regülâtörden bahsedilmekte ve bu regülâtörün detaylı resmi yer almaktadır. El-Cezeri bu sistemde, buhar veya petrolle çalışan motorlu taşıtların vazgeçilmez elemanı olan supap tekniğini de ilk olarak kullanmıştır.3,6<br />
<br />
İlk denizaltı<br />
Su altında ilerleyebilen bir vasıta yapma fikri, ilk olarak Leonardo da Vinci (1412&#8211;1519) tarafından ortaya atılmıştır. 1620&#8217;de Hollandalı fizikçi Drebbel&#8217;in ve 1653&#8217;te Fransız fizikçi François de Son&#8217;un bu konuda yaptıkları çalışmalardan bir netice alınamamıştır. Günümüzde ilk denizaltının 1776 yılında Amerikalı bilim adamı David Bushnell tarafından yapıldığı bilinmektedir. Hâlbuki İbrahim Efendi, 1719 yılında şehzadelerin sünnet düğününde eğlence maksatlı kullanılmak üzere, insan taşıyabilen ve bir saatten fazla su altında kalabilen, çelikten bir denizaltı yapmıştır.4<br />
<br />
Dünyanın yuvarlaklığı ve kendi etrafında dönmesi<br />
Kâinat kitabını, Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in ışığında okuyan El-Biruni (973&#8211;1048), Dünya&#8217;nın yuvarlak oluşuna ve kendi etrafında döndüğüne dâir ilmî hesaplamalarını Kopernik&#8217;ten 500 yıl önce bilim dünyasına sunmuştur. Ne yazık ki, gençliğimize Kopernik anlatılmasına rağmen, El-Biruni&#8217;den hiç bahsedilmemektedir.3,4,7<br />
<br />
Kan dolaşımı<br />
16. yüzyılda yaşamış olan Micheal Servitus&#8217;ün kan dolaşımını ilk keşfeden kişi olduğu kanaati günümüzde yaygındır. Hâlbuki ondan 300 yıl önce yaşamış Müslüman tıp âlimi İbnü&#8217;n-Nefis (1208&#8211;1288), eserinde damar sistemini ve kalbin bölümlerini detaylı olarak çizmekte; büyük ve küçük kan dolaşımını ayrı ayrı anlatmaktadır. 8-9<br />
<br />
İlk anestezi<br />
İlk olarak 1850 yılında Junken tarafından yapıldığı zannedilen anestezi, Müslüman ilim adamı Sâbit bin Kurra (835&#8211;902) tarafından keşfedilmiş ve kullanılmıştır. Harran&#8217;da doğan Sâbit Bin Kurra, Bağdat&#8217;ta, tıpla birlikte matematik, astronomi ve mekanik sahalarında da önemli çalışmalar yapmıştır. 9,10<br />
<br />
Atom<br />
Günümüz dünyasında, atomla alâkalı ilk çalışmaların İngiliz fizikçi John Dalton (1766&#8211;1844) tarafından yapıldığı, uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrinin de Alman fizikçi Otto Hahn (1779&#8211;1868) tarafından ortaya atıldığı fikri yaygındır. Hâlbuki onlardan 1000 yıl önce yaşamış ve dönemin en büyük ilim merkezlerinden Harran Üniversitesi&#8217;nde rektörlük yapmış olan Müslüman kimyacı Câbir Bin Hayyan&#8217;ın (721&#8211;815) aşağıdaki sözleri asrımızın ilim adamlarını dahi hayrete düşürecek mahiyettedir: &#8220;Maddenin en küçük parçası olan &#8216;cüz-ü la yetecezza&#8217;da (atom) yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi onun parçalanamayacağı söylenemez. Aksine parçalanabilir ve parçalanınca da öylesine bir güç ortaya çıkar ki, bu güç Bağdat&#8217;ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah&#8217;ın bir kudret nişanıdır.&#8221; 11<br />
<br />
Verem ve tedavisi<br />
50 yıl öncesine kadar tedavisi bilinmeyen verem, nice insanın ölümüne yol açmıştır. Veremin tedavi usullerini ve bu hastalığa yol açan mikrobu Alman bilim adamı Dr. Robert Koch&#8217;un (1834&#8211;1910) bulduğu belirtilmektedir. Üstelik verem konusunda yaptığı çalışmalar dolayısıyla Dr. Koch&#8217;a 1905 yılında tıp sahasında Nobel Mükâfatı verilmiştir. Hâlbuki Dr. Koch&#8217;dan 150 yıl önce yaşamış Osmanlı ilim adamı Abbas Vesim bin Abdurrahman&#8217;ın (?-1761) vereme yol açan mikrop, veremin bulaşma yolları ve tedavisi konusunda yaptığı çalışmalar Avrupa&#8217;da büyük alâka görmüş ve yabancı ilim adamları kendisini sık sık ziyaret etmişlerdir.11,12<br />
<br />
Katarakt ameliyatı<br />
İlk olarak 1846 yılında Blanchet tarafından gerçekleştirildiği bilinen katarakt ameliyatına, Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, Hz. Yakup&#8217;un (as) perde inmiş gözüne, Hz. Yusuf&#8217;un (as) gömleğini sürünce görmeye başlaması hâdisesiyle işaret edilmektedir. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;den aldığı ilhamla katarakt tedavisinin mümkün olabileceğine inanan ve bu sahada çalışmalar yapan Ebu&#8217;l-Kasım Ammar bin Ali Mevsili (950&#8211;1010) Irak ve Mısır&#8217;da yaşamıştır. Ali Mevsili&#8217;nin göz hastalıklarının tedavisi konusunda yazdığı &#8220;Kitabu&#8217;l-Müntehap&#8221; isimli eseri, Batı&#8217;da 18. yüzyılda dahi bu konudaki en iyi tıp kitabı olarak kabul edilmiştir. Ali Mavsili, göz hastalıklarına karşı uyguladığı çeşitli tedavi usullerinin yanında, içi oyuk bir tüp ile katarakt ameliyatı da yapmıştır.9,11<br />
Yukarıdaki misâllerden de anlaşılacağı gibi insanlığın ortak mirası olan bilime 8 ile 16. yüzyıllar arasında Müslümanlar çok önemli katkılarda bulunmuşlardır. Batı&#8217;da yetişmiş Gergo Saton gibi objektif birkaç bilim tarihçisinin eserlerinde Müslüman ilim adamlarından detaylı bahsedilmektedir. Bu eserlerde Sâbit Bin Kurra için Müslümanların Euklides&#8217;i; Harezmî için cebirde Euclides&#8217;ten bin yıl ileride; Câbir bin Hayyan için modern kimyanın, İbn-i Heysem için optik ilminin ve modern tecrübî fiziğin kurucusu; İbn-i Sina için hekimlerin üstadı; El-Cezeri için modern mühendisliğin ve otomatik kontrol ilminin kurucusu; Uluğ Bey için 15. yüzyılın astronomu; Mimar Sinan için mimarların üstadı; Piri Reis için dünyanın en büyük denizcisi; Râzi için Avrupa&#8217;daki ders veren kimyager denmekte, diğer âlimler için de çeşitli güzel tâbirler kullanılmaktadır.13 Ayrıca Milletlerarası Astronomi Birliği 1950&#8217;de aldığı bir karara istinaden Ay yüzeyinde bulunan kraterlere (Ay çukuru) bilime önemli katkıları olmuş ilim adamlarının isimlerini vermiştir. Bunlar arasında Müslüman ilim adamlarından Sâbit bin Kurra, Ebu&#8217;l-Vefa, Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Câbir Bin Hayyan, İbn-i Heysem, Biruni, İbn-i Sina, Nasiruddin Tusi, El-Battâni, El-Fargani, Bitruci, El-Zerkavi ve Es-Sûfi&#8217;nin isimleri de yer almaktadır.13,14<br />
Yukarıda sadece bazılarını sayabildiğimiz icat ve keşifler, ülkemizdeki ders kitaplarında yeterince yer almadığı gibi, Müslüman ilim adamları tarafından yüzyıllar önce yapılan keşif ve icatlar da, okullarımızda &#8220;Batılı ilim adamları tarafından yapılmıştır.&#8221; şeklinde öğretilmeye devam edilmektedir. Bu durum maalesef, tarih ve kültürümüzden bîhaber, kendine güveni olmayan bir gençliğin yetişmesine yol açmaktadır. Günümüzde, kendi öz değerlerimizle yetişen gençlerden bazılarının, dünya bilim olimpiyatlarında kazandıkları başarılar, imkân verildiğinde, bilime geçmiştekine benzer katkıların tekrar yapılabileceğinin bir habercisidir.<br />
<br />
Dipnotlar<br />
1. Mitti, F., Siyasî ve Kültürel İslâm Tarihi, Çeviren Salih Tug. Boğaziçi yay., İstanbul, 1981.<br />
2. O. Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti<br />
3. &#8220;Modern Bilimin Müslüman Öncüleri&#8221;, Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
4. Şaban Döven, &#8220;Müslüman İlim Öncüleri&#8221;, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.<br />
5. Fuat Sezgin, &#8220;Compendium on the Thoery and Practice of the Mechanical Arts Al-Jami bain al-ilm wa-l-amal an-nafi fi şina at al-hiyal; El-Cezeri; İstanbul, 2002, İngilizce, Ciltli.<br />
6. El-Cezeri, &#8220;Kitab fi Ma&#8217;rifet&#8217;il Hiyali&#8217;l Hendesiye&#8221;, edited by Ahmed El Hasan, sf 394&#8211;395, Halep, 1979.<br />
7. İslâm Dünyasının Mucitleri&#8221; Focus, Sayı:2005/01-112414 Ocak 2005.<br />
8. Ibnü&#8217;n-Nefis, Serhül Kanun Sam, s. 108, 1934.<br />
9. Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, &#8220;İslam&#8217;da Bilim ve Teknoloji Tarihi&#8221;, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlar, Ankara, 2000.<br />
10. Wood, C.A.. Memorandum, &#8220;Book ot a tenth Century oculist for the use of modern offtalmatologist of medicine&#8221;, s. 264-265, 1973.<br />
11. Şaban Döven, &#8220;Müslüman İlim Adamları&#8221;, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.<br />
12. İbrahim Paşa, İslâmların ve Bilhassa Türk Milleti Necibesinin Tababete Ettikleri Hizmetler, İkdam Gazetesi, sayı 4040.<br />
13. Lütfi Göker, &#8220;Bilim ve Teknolojinin Gelişimi ile Türk İslâm Bilim Adamlarının Yeri&#8221; Düşünce Eserleri Dizisi, M.E.B., İstanbul, 1996.<br />
<br />
15. M. Bayraktar, Kindi ve Einstein&#8217;e Göre Rölativite ve Benzerlikleri. Bilim ve Teknik, C.XIII. sayı 153.1980.<br />
16. Ebu Rida, M., Kindi ve Falsafatü&#8217;l-Ula, Kahire 1950, c.l, s.119.<br />
<br />
(Sızıntı Dergisinden Alıntıdır.)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dünyanın üzerine bir güneş gibi doğan İslâmiyet, ilim öğrenmeyi teşvik ederek Müslümanların her bakımdan örnek alınabilecek bir medeniyet kurmalarını sağlamıştır. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in ve Peygamber Efendimiz&#8217;in (sas) teşvikleriyle, M.S. 800&#8211;1500 yılları arasında İslâm dünyasında, her konuda olduğu gibi, ilmî çalışmalarda da önemli ilerlemeler olmuş; birçok Batılı araştırmacı, İslâm dünyasının önemli ilim merkezlerine gelerek Müslüman âlimlerden ilim öğrenmiştir. Müslüman ilim adamlarının eserlerinden yaptıkları çevirilerle, kendi ülkelerinde mucit olarak meşhur olmuş çok sayıda Batılı araştırmacı vardır. Batı&#8217;nın meseleye taraflı yaklaşması, ülkemizde de bazı kesimlerin bu gerçeği kasıtlı olarak örtmeye çalışması neticesi maalesef Müslüman ilim adamları tarafından yapılan keşif ve ortaya konan icatlar Batılılara mal edilmiştir. Bütün bunlardan sonra da, &#8220;İslâm terakkiye mânidir.&#8221; gibi yaftalarla Müslümanlar tesir altına alınmak istenmiştir. Aşağıdaki misâllerden de anlaşılacağı gibi birçok icat ve keşfin temelinde Müslüman ilim adamları vardır.<br />
<br />
Uçak<br />
İnsanoğlunun kuşlar gibi uçma hayalinin, ilk olarak 1903 yılında Wright Kardeşler tarafından gerçekleştirildiği bilinir. Hâlbuki ilk uçuş denemeleri 880 yılında, Endülüslü Müslüman âlim İbn-i Firnas tarafından geçekleştirilmiştir. Plânörlere benzeyen bir âletin üzerine kuş tüyleri ve kumaş geçiren İbn-i Firnas, bununla bir müddet havada kalmayı başarmıştır. İbn-i Firnas&#8217;ın bu faaliyeti, Batılı tarihçilerden Prof. Dr. Philip Hitti ve Dr. Sigrid Hunke tarafından ilk uçuş denemesi, kullandığı âlet de ilk uçak modeli olarak kabul edilir.1,2<br />
<br />
Buharlı otomatik sistemler<br />
Çeşitli kaynaklarda, buharlı otomatik sistemlerin ilk örneklerinin 1780 yılında İskoçyalı mühendis James Watt (1736&#8211;1819) tarafından icat edildiği belirtilir. Hâlbuki James Watt&#8217;tan 600 yıl öne yaşamış olan El-Cezeri&#8217;nin bir eserinde, buharlı otomatik sisteme benzer bir regülâtörden bahsedilmekte ve bu regülâtörün detaylı resmi yer almaktadır. El-Cezeri bu sistemde, buhar veya petrolle çalışan motorlu taşıtların vazgeçilmez elemanı olan supap tekniğini de ilk olarak kullanmıştır.3,6<br />
<br />
İlk denizaltı<br />
Su altında ilerleyebilen bir vasıta yapma fikri, ilk olarak Leonardo da Vinci (1412&#8211;1519) tarafından ortaya atılmıştır. 1620&#8217;de Hollandalı fizikçi Drebbel&#8217;in ve 1653&#8217;te Fransız fizikçi François de Son&#8217;un bu konuda yaptıkları çalışmalardan bir netice alınamamıştır. Günümüzde ilk denizaltının 1776 yılında Amerikalı bilim adamı David Bushnell tarafından yapıldığı bilinmektedir. Hâlbuki İbrahim Efendi, 1719 yılında şehzadelerin sünnet düğününde eğlence maksatlı kullanılmak üzere, insan taşıyabilen ve bir saatten fazla su altında kalabilen, çelikten bir denizaltı yapmıştır.4<br />
<br />
Dünyanın yuvarlaklığı ve kendi etrafında dönmesi<br />
Kâinat kitabını, Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in ışığında okuyan El-Biruni (973&#8211;1048), Dünya&#8217;nın yuvarlak oluşuna ve kendi etrafında döndüğüne dâir ilmî hesaplamalarını Kopernik&#8217;ten 500 yıl önce bilim dünyasına sunmuştur. Ne yazık ki, gençliğimize Kopernik anlatılmasına rağmen, El-Biruni&#8217;den hiç bahsedilmemektedir.3,4,7<br />
<br />
Kan dolaşımı<br />
16. yüzyılda yaşamış olan Micheal Servitus&#8217;ün kan dolaşımını ilk keşfeden kişi olduğu kanaati günümüzde yaygındır. Hâlbuki ondan 300 yıl önce yaşamış Müslüman tıp âlimi İbnü&#8217;n-Nefis (1208&#8211;1288), eserinde damar sistemini ve kalbin bölümlerini detaylı olarak çizmekte; büyük ve küçük kan dolaşımını ayrı ayrı anlatmaktadır. 8-9<br />
<br />
İlk anestezi<br />
İlk olarak 1850 yılında Junken tarafından yapıldığı zannedilen anestezi, Müslüman ilim adamı Sâbit bin Kurra (835&#8211;902) tarafından keşfedilmiş ve kullanılmıştır. Harran&#8217;da doğan Sâbit Bin Kurra, Bağdat&#8217;ta, tıpla birlikte matematik, astronomi ve mekanik sahalarında da önemli çalışmalar yapmıştır. 9,10<br />
<br />
Atom<br />
Günümüz dünyasında, atomla alâkalı ilk çalışmaların İngiliz fizikçi John Dalton (1766&#8211;1844) tarafından yapıldığı, uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrinin de Alman fizikçi Otto Hahn (1779&#8211;1868) tarafından ortaya atıldığı fikri yaygındır. Hâlbuki onlardan 1000 yıl önce yaşamış ve dönemin en büyük ilim merkezlerinden Harran Üniversitesi&#8217;nde rektörlük yapmış olan Müslüman kimyacı Câbir Bin Hayyan&#8217;ın (721&#8211;815) aşağıdaki sözleri asrımızın ilim adamlarını dahi hayrete düşürecek mahiyettedir: &#8220;Maddenin en küçük parçası olan &#8216;cüz-ü la yetecezza&#8217;da (atom) yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi onun parçalanamayacağı söylenemez. Aksine parçalanabilir ve parçalanınca da öylesine bir güç ortaya çıkar ki, bu güç Bağdat&#8217;ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah&#8217;ın bir kudret nişanıdır.&#8221; 11<br />
<br />
Verem ve tedavisi<br />
50 yıl öncesine kadar tedavisi bilinmeyen verem, nice insanın ölümüne yol açmıştır. Veremin tedavi usullerini ve bu hastalığa yol açan mikrobu Alman bilim adamı Dr. Robert Koch&#8217;un (1834&#8211;1910) bulduğu belirtilmektedir. Üstelik verem konusunda yaptığı çalışmalar dolayısıyla Dr. Koch&#8217;a 1905 yılında tıp sahasında Nobel Mükâfatı verilmiştir. Hâlbuki Dr. Koch&#8217;dan 150 yıl önce yaşamış Osmanlı ilim adamı Abbas Vesim bin Abdurrahman&#8217;ın (?-1761) vereme yol açan mikrop, veremin bulaşma yolları ve tedavisi konusunda yaptığı çalışmalar Avrupa&#8217;da büyük alâka görmüş ve yabancı ilim adamları kendisini sık sık ziyaret etmişlerdir.11,12<br />
<br />
Katarakt ameliyatı<br />
İlk olarak 1846 yılında Blanchet tarafından gerçekleştirildiği bilinen katarakt ameliyatına, Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, Hz. Yakup&#8217;un (as) perde inmiş gözüne, Hz. Yusuf&#8217;un (as) gömleğini sürünce görmeye başlaması hâdisesiyle işaret edilmektedir. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;den aldığı ilhamla katarakt tedavisinin mümkün olabileceğine inanan ve bu sahada çalışmalar yapan Ebu&#8217;l-Kasım Ammar bin Ali Mevsili (950&#8211;1010) Irak ve Mısır&#8217;da yaşamıştır. Ali Mevsili&#8217;nin göz hastalıklarının tedavisi konusunda yazdığı &#8220;Kitabu&#8217;l-Müntehap&#8221; isimli eseri, Batı&#8217;da 18. yüzyılda dahi bu konudaki en iyi tıp kitabı olarak kabul edilmiştir. Ali Mavsili, göz hastalıklarına karşı uyguladığı çeşitli tedavi usullerinin yanında, içi oyuk bir tüp ile katarakt ameliyatı da yapmıştır.9,11<br />
Yukarıdaki misâllerden de anlaşılacağı gibi insanlığın ortak mirası olan bilime 8 ile 16. yüzyıllar arasında Müslümanlar çok önemli katkılarda bulunmuşlardır. Batı&#8217;da yetişmiş Gergo Saton gibi objektif birkaç bilim tarihçisinin eserlerinde Müslüman ilim adamlarından detaylı bahsedilmektedir. Bu eserlerde Sâbit Bin Kurra için Müslümanların Euklides&#8217;i; Harezmî için cebirde Euclides&#8217;ten bin yıl ileride; Câbir bin Hayyan için modern kimyanın, İbn-i Heysem için optik ilminin ve modern tecrübî fiziğin kurucusu; İbn-i Sina için hekimlerin üstadı; El-Cezeri için modern mühendisliğin ve otomatik kontrol ilminin kurucusu; Uluğ Bey için 15. yüzyılın astronomu; Mimar Sinan için mimarların üstadı; Piri Reis için dünyanın en büyük denizcisi; Râzi için Avrupa&#8217;daki ders veren kimyager denmekte, diğer âlimler için de çeşitli güzel tâbirler kullanılmaktadır.13 Ayrıca Milletlerarası Astronomi Birliği 1950&#8217;de aldığı bir karara istinaden Ay yüzeyinde bulunan kraterlere (Ay çukuru) bilime önemli katkıları olmuş ilim adamlarının isimlerini vermiştir. Bunlar arasında Müslüman ilim adamlarından Sâbit bin Kurra, Ebu&#8217;l-Vefa, Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Câbir Bin Hayyan, İbn-i Heysem, Biruni, İbn-i Sina, Nasiruddin Tusi, El-Battâni, El-Fargani, Bitruci, El-Zerkavi ve Es-Sûfi&#8217;nin isimleri de yer almaktadır.13,14<br />
Yukarıda sadece bazılarını sayabildiğimiz icat ve keşifler, ülkemizdeki ders kitaplarında yeterince yer almadığı gibi, Müslüman ilim adamları tarafından yüzyıllar önce yapılan keşif ve icatlar da, okullarımızda &#8220;Batılı ilim adamları tarafından yapılmıştır.&#8221; şeklinde öğretilmeye devam edilmektedir. Bu durum maalesef, tarih ve kültürümüzden bîhaber, kendine güveni olmayan bir gençliğin yetişmesine yol açmaktadır. Günümüzde, kendi öz değerlerimizle yetişen gençlerden bazılarının, dünya bilim olimpiyatlarında kazandıkları başarılar, imkân verildiğinde, bilime geçmiştekine benzer katkıların tekrar yapılabileceğinin bir habercisidir.<br />
<br />
Dipnotlar<br />
1. Mitti, F., Siyasî ve Kültürel İslâm Tarihi, Çeviren Salih Tug. Boğaziçi yay., İstanbul, 1981.<br />
2. O. Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti<br />
3. &#8220;Modern Bilimin Müslüman Öncüleri&#8221;, Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
4. Şaban Döven, &#8220;Müslüman İlim Öncüleri&#8221;, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.<br />
5. Fuat Sezgin, &#8220;Compendium on the Thoery and Practice of the Mechanical Arts Al-Jami bain al-ilm wa-l-amal an-nafi fi şina at al-hiyal; El-Cezeri; İstanbul, 2002, İngilizce, Ciltli.<br />
6. El-Cezeri, &#8220;Kitab fi Ma&#8217;rifet&#8217;il Hiyali&#8217;l Hendesiye&#8221;, edited by Ahmed El Hasan, sf 394&#8211;395, Halep, 1979.<br />
7. İslâm Dünyasının Mucitleri&#8221; Focus, Sayı:2005/01-112414 Ocak 2005.<br />
8. Ibnü&#8217;n-Nefis, Serhül Kanun Sam, s. 108, 1934.<br />
9. Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, &#8220;İslam&#8217;da Bilim ve Teknoloji Tarihi&#8221;, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlar, Ankara, 2000.<br />
10. Wood, C.A.. Memorandum, &#8220;Book ot a tenth Century oculist for the use of modern offtalmatologist of medicine&#8221;, s. 264-265, 1973.<br />
11. Şaban Döven, &#8220;Müslüman İlim Adamları&#8221;, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.<br />
12. İbrahim Paşa, İslâmların ve Bilhassa Türk Milleti Necibesinin Tababete Ettikleri Hizmetler, İkdam Gazetesi, sayı 4040.<br />
13. Lütfi Göker, &#8220;Bilim ve Teknolojinin Gelişimi ile Türk İslâm Bilim Adamlarının Yeri&#8221; Düşünce Eserleri Dizisi, M.E.B., İstanbul, 1996.<br />
<br />
15. M. Bayraktar, Kindi ve Einstein&#8217;e Göre Rölativite ve Benzerlikleri. Bilim ve Teknik, C.XIII. sayı 153.1980.<br />
16. Ebu Rida, M., Kindi ve Falsafatü&#8217;l-Ula, Kahire 1950, c.l, s.119.<br />
<br />
(Sızıntı Dergisinden Alıntıdır.)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[OVERCLOCK NEDİR? NEDEN OVERCLOCK YAPILIR?]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=522</link>
			<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 23:42:10 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=522</guid>
			<description><![CDATA[Overclock nedir?<br />
Overclock, Türkçe tabiriryle "hız aşırtma" demektir. Yani bir donanım ürününü, normal çalışma hızından, daha hızlı çalıştırmak demektir.<br />
<br />
Neden overclock yapılır?<br />
Piyasaya sürülen donanım ürünlerinin çalışma prensipleri ve performans potansiyelleri, son kullanıcılar tarafından iyice anlaşıldığında, bazı donanım ürünlerinin kabiliyetlerinin çok altında çalışacak şekilde ayarlandığı gözlenmiştir. Buda son kullanıcılarda elindeki donanım ürününü, çıkabileceği maksimum potansiyelde kullanma arzusu doğurmuştur. Bu sebeple, çeşitli yazılımlar yazılmış ve bu sayede donanımlar daha yüksek hızlarda çalıştırılabilmiş, ve verimde alınmıştır. Daha sonraları bu iş sektör haline gelmeye başlamış ve overclock edilebilen ürünlerin en verimli şekilde overclock edilebilmesi için yardımcı ürünler piyasaya çıkmaya başlamıştır.Bugün ise özellikle bilgisayar alanında hemen hemen her yeni ürün, overclock olayı da göz önünde bulundurularak geliştirilmektedir.<br />
<br />
Overclock olayı özellikle bilgisayar alanında yaygındır. Fakat bunun dışında, bilgisayarla benzer prensiple çalışan oyun konsolları, hatta el atarileri dahi overclock edilebilmektedir. Fakat biz bu yazımızda, sadece bilgisayar alanındaki overclock tan bahsedeceğiz.<br />
<br />
Yukarıda demiştik. Bazı donanım ürünleri, çok ciddi overclock potansiyeline sahiptir. Mesela bir zamanların efsane işlemcileri olan "venice" kod adlı AMD Athlon işlemcilerden bir örnek verelim.<br />
<br />
Fabrika çıkışı 1800 mhz de çalışan AMD Athlon 3000+ işlemci, iyi bir soğutma eşliğinde overclock edilerek maksimum 2800 mhz civarlarında stabil olarak çalıştırılabiliyordu. Yine fabrika çıkışı 2400 mhz de çalışan AMD Athlon 3800+ işlemci, yine aynı soğutma bileşenleriyle yine maksimum 2800 mhz civarında stabil olarak çalışabiliyordu. Bu iki işlemcinin teknik özellilerine baktığımızda ise, saat hızlarının farklılığı haricinde hiç bir fark göremiyorduk. Buda bize, bu iki işlemcinin aslında aynı işlemci olduğunu gösteriyordu. Sadece çeşit oluşturmak maksadıyla birinin saat hızı düşük, diğerinin ise yüksek ayarlanarak farklı iki modelmiş gibi piyasaya sürülmüştü. Ve aralarında da haliyle ciddi bir fiyat farkı vardı. Bu bağlamda, overclock yaparak düşük maliyetli bir sistemle, çok daha yüksek maliyetli bir sistemden alınabilen verim alınabiliyordu.<br />
<br />
Bu olay bugün için de geçerlidir. Üstelik bugün overclock için çok daha fazla ekipman ve yardımcı donanım seçeneğine de sahibiz. İlerleyen zamanlarda bilgisayar bileşenlerinden İşlemci, Ram ve Ekran Kartlarının nasıl overclock edildiğini ve elde edilen değerlerin ne kadar bir performans artısı getirdiğini, ayrıntısıyla ve örneklerle anlatmayı düşünüyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Overclock nedir?<br />
Overclock, Türkçe tabiriryle "hız aşırtma" demektir. Yani bir donanım ürününü, normal çalışma hızından, daha hızlı çalıştırmak demektir.<br />
<br />
Neden overclock yapılır?<br />
Piyasaya sürülen donanım ürünlerinin çalışma prensipleri ve performans potansiyelleri, son kullanıcılar tarafından iyice anlaşıldığında, bazı donanım ürünlerinin kabiliyetlerinin çok altında çalışacak şekilde ayarlandığı gözlenmiştir. Buda son kullanıcılarda elindeki donanım ürününü, çıkabileceği maksimum potansiyelde kullanma arzusu doğurmuştur. Bu sebeple, çeşitli yazılımlar yazılmış ve bu sayede donanımlar daha yüksek hızlarda çalıştırılabilmiş, ve verimde alınmıştır. Daha sonraları bu iş sektör haline gelmeye başlamış ve overclock edilebilen ürünlerin en verimli şekilde overclock edilebilmesi için yardımcı ürünler piyasaya çıkmaya başlamıştır.Bugün ise özellikle bilgisayar alanında hemen hemen her yeni ürün, overclock olayı da göz önünde bulundurularak geliştirilmektedir.<br />
<br />
Overclock olayı özellikle bilgisayar alanında yaygındır. Fakat bunun dışında, bilgisayarla benzer prensiple çalışan oyun konsolları, hatta el atarileri dahi overclock edilebilmektedir. Fakat biz bu yazımızda, sadece bilgisayar alanındaki overclock tan bahsedeceğiz.<br />
<br />
Yukarıda demiştik. Bazı donanım ürünleri, çok ciddi overclock potansiyeline sahiptir. Mesela bir zamanların efsane işlemcileri olan "venice" kod adlı AMD Athlon işlemcilerden bir örnek verelim.<br />
<br />
Fabrika çıkışı 1800 mhz de çalışan AMD Athlon 3000+ işlemci, iyi bir soğutma eşliğinde overclock edilerek maksimum 2800 mhz civarlarında stabil olarak çalıştırılabiliyordu. Yine fabrika çıkışı 2400 mhz de çalışan AMD Athlon 3800+ işlemci, yine aynı soğutma bileşenleriyle yine maksimum 2800 mhz civarında stabil olarak çalışabiliyordu. Bu iki işlemcinin teknik özellilerine baktığımızda ise, saat hızlarının farklılığı haricinde hiç bir fark göremiyorduk. Buda bize, bu iki işlemcinin aslında aynı işlemci olduğunu gösteriyordu. Sadece çeşit oluşturmak maksadıyla birinin saat hızı düşük, diğerinin ise yüksek ayarlanarak farklı iki modelmiş gibi piyasaya sürülmüştü. Ve aralarında da haliyle ciddi bir fiyat farkı vardı. Bu bağlamda, overclock yaparak düşük maliyetli bir sistemle, çok daha yüksek maliyetli bir sistemden alınabilen verim alınabiliyordu.<br />
<br />
Bu olay bugün için de geçerlidir. Üstelik bugün overclock için çok daha fazla ekipman ve yardımcı donanım seçeneğine de sahibiz. İlerleyen zamanlarda bilgisayar bileşenlerinden İşlemci, Ram ve Ekran Kartlarının nasıl overclock edildiğini ve elde edilen değerlerin ne kadar bir performans artısı getirdiğini, ayrıntısıyla ve örneklerle anlatmayı düşünüyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Msn de engellendiğinizi veya karşıdakinin kişi listesinden silindiğinizi öğrenmek.]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=521</link>
			<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 07:51:42 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=521</guid>
			<description><![CDATA[Amsn diye bir messenger programı var. Arayüzü ve kullanımı windows live messenger a çok benziyor. Bu program bence live messengerden daha kullanışlı.<br />
<br />
Eğer karşıdaki sizi, kişi listesinden silmişse, onun isminin başında hemen kırmızı bir çarpı işareti çıkıyor. Bu sayede karşıdakinin sizi kişi listesinden silip silmediğini anlayabiliyorsunuz. Üstelik kişinin listedeki isminin üzerine farenin imlecini getirip beklediğinizde, açılan baloncukta zaten, "siz onun kişi listesinde değilsiniz" diye yazıyor.<br />
<br />
Eğer karşıdaki sizi engellemişse, bunu her hangi bir messenger programından anlayabilirsiniz. Karşıdakinin profil seçeneklerine giriyorsunuz. Windows live sitesi açılıyor. Orada hem web görünümü, hemde messenger görünümü varsa, karşıdaki sizi engellememiş demektir.<br />
<br />
Fakat sadece web görünümü var, messenger görünümü yoksa, engellenmişiniz demektir. :)<br />
<br />
Bu durumda sizde onu dilerseniz engelleyebilir ve internet mezarlığına gömebilirsiniz. :byes:<br />
<br />
Gördüğünüz gibi, msn nin pek bir mahremiyeti yok. :yes:<br />
<br />
(NOT: Engelleme olayının anlaşılması, bazen windows live sitesindeki bir problemden dolayı belli olmayabiliyor. Gerçi bu çok nadir oluyor. Eğer listenizdeki mesela online olan bir kişinin messenger görünümünü görebildiğiniz halde, başka bir kişinin messenger görünümünü göremiyorsanız, kesin engellenmişiniz demektir. Fakat bazen listede online olan kişilerin dahi messenger görünümleri gözükmüyor. Yani hiç kimsenin gözükmüyor. Bu durumda windows live sitesinde bir problem var demektir. Bu problem çok sıklıkla yaşanmıyor. Çok nadir olsada kaşınıza çıkabilir, haberiniz olsun.<br />
<br />
Birde gmail den alınan msn lerde messenger görünümü asla gözükmeyebilir. Fakat hotmail, yahoo mynet ve daha bir çok mail sağlayıcılarda bu olay işler durumda...)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Amsn diye bir messenger programı var. Arayüzü ve kullanımı windows live messenger a çok benziyor. Bu program bence live messengerden daha kullanışlı.<br />
<br />
Eğer karşıdaki sizi, kişi listesinden silmişse, onun isminin başında hemen kırmızı bir çarpı işareti çıkıyor. Bu sayede karşıdakinin sizi kişi listesinden silip silmediğini anlayabiliyorsunuz. Üstelik kişinin listedeki isminin üzerine farenin imlecini getirip beklediğinizde, açılan baloncukta zaten, "siz onun kişi listesinde değilsiniz" diye yazıyor.<br />
<br />
Eğer karşıdaki sizi engellemişse, bunu her hangi bir messenger programından anlayabilirsiniz. Karşıdakinin profil seçeneklerine giriyorsunuz. Windows live sitesi açılıyor. Orada hem web görünümü, hemde messenger görünümü varsa, karşıdaki sizi engellememiş demektir.<br />
<br />
Fakat sadece web görünümü var, messenger görünümü yoksa, engellenmişiniz demektir. :)<br />
<br />
Bu durumda sizde onu dilerseniz engelleyebilir ve internet mezarlığına gömebilirsiniz. :byes:<br />
<br />
Gördüğünüz gibi, msn nin pek bir mahremiyeti yok. :yes:<br />
<br />
(NOT: Engelleme olayının anlaşılması, bazen windows live sitesindeki bir problemden dolayı belli olmayabiliyor. Gerçi bu çok nadir oluyor. Eğer listenizdeki mesela online olan bir kişinin messenger görünümünü görebildiğiniz halde, başka bir kişinin messenger görünümünü göremiyorsanız, kesin engellenmişiniz demektir. Fakat bazen listede online olan kişilerin dahi messenger görünümleri gözükmüyor. Yani hiç kimsenin gözükmüyor. Bu durumda windows live sitesinde bir problem var demektir. Bu problem çok sıklıkla yaşanmıyor. Çok nadir olsada kaşınıza çıkabilir, haberiniz olsun.<br />
<br />
Birde gmail den alınan msn lerde messenger görünümü asla gözükmeyebilir. Fakat hotmail, yahoo mynet ve daha bir çok mail sağlayıcılarda bu olay işler durumda...)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bunları Biliyormuydunuz?]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=520</link>
			<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 13:39:03 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=520</guid>
			<description><![CDATA[Gözleri tamamen bağlanmış bir kişinin, 5 dakika boyunca hiç kıpırdamadan ayakta durmasının mümkün olmadığını...<br />
<br />
Binlerce yıl önce, cenaze törenin katılanların, gömülecek ölünü hayaletinin orada bulunanlardan birini bedenine girmek isteyeceğine inandıklarını ve hayaletten saklanma için vücutlarını siyaha boyadıklarını... Zamanla bu adet değişti cenazelerde siyah giyinme alışkanlığı olarak günümüze kadar geldi.<br />
<br />
Köpekbalıklarının ömürleri boyunca yüzme zorunda olduklarını... Çünkü dururlarsa batarlar.<br />
<br />
Arılardan, sivrisineklerden ve diğer böceklerden çıkan sesin, aslında onların kanat çırpmalarının sesi olduğunu...<br />
<br />
Yunusların, köpekbalıklarını, burunları ile vurarak öldürebildiklerini...<br />
<br />
İnsan vücudunda kan gitmeyen tek yerin Kornea olduğunu... Kornea oksijen ihtiyacını direk olarak havadan alır.<br />
<br />
Vücuttaki en güçlü kasın, dilde bulunan kas olduğunu...<br />
<br />
Sırtlanların çene kuvvetinin 450 kg'a kadar çıkabildiğini...<br />
<br />
Som balıklarının şelaleleri tırmanarak suyun kaynağına kadar ulaşabildiklerini...<br />
<br />
Ünlü besteci Beethoven'in son bestesini, sağır olarak yaptığını...<br />
<br />
Devekuşlarının beyinlerinin, gözlerinden küçük olduğunu...("Kuş beyinli" tabirini muhtemelen devekuşları sayesinde kullanıyoruz)<br />
<br />
Timsahların fındık kadar beyinleri olduğunu...<br />
<br />
Sümüklü böceklerin dört tane burunları olduğunu... (Aslında gayet normal)<br />
<br />
Bir timsahın en yumuşak yerinin kulağının arkası olduğunu... Diğer yerleri kurşun dahi geçirmez.<br />
<br />
"Kanguru" kelimesinin, Aborijincede "bilmiyorum" demek olduğunu... (Avustralya'yı keşfeden denizciler, karaya çıktıklarında bir kanguru görürler ve yerlilere adını sorarlar. Onlar da bilmedikleri için "kanguru" derler)<br />
<br />
Paris'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası olduğunu ve hiç tuvaletinin olmadığını...<br />
<br />
Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplayacağını...<br />
<br />
Eyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanıldığını...<br />
<br />
Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini...<br />
<br />
Bir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km. olduğunu...<br />
<br />
Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini...<br />
<br />
Bir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücrenin öldüğünü...<br />
<br />
Ortalama bir insanda 30.000-100.000 adet saç olduğunu, hergün yaklaşık 100 tanesinin döküldüğünü...<br />
<br />
Kurbağaların kemiklerinin, yaşlandıkça ağaçlar gibi yeni halkalar oluşturduğunu...<br />
<br />
Örümceklerin kanının saydam olduğunu...<br />
<br />
Zürafalara eskiden devepar denildiğini... Çünkü insanlar onun yarı deve yarı leopar olduğunu düşünürdü.<br />
<br />
Uzayda ses olmadığını...<br />
<br />
Okyanuslardaki altınla dünyadaki herkese 6 ytl verilebileceğini...<br />
<br />
Boz ayıların bir at gibi hızlı koşabildiklerini...<br />
<br />
Dalmaçyalıların beneksiz doğduğunu...<br />
<br />
Bazı karıncalar kendini patlattığını...<br />
<br />
Bir uzay kıyafetin, yaklaşık 13 milyon ytl olduğunu...(13.000.000.000.000 TL)<br />
<br />
Yunusların gözleri açık uyuduklarını...<br />
<br />
Bir denizanasının bir yüksük kadar da, 2 çamaşır makinesi kadar da olabildiğini...<br />
<br />
Dünyanın en yaşlı japon balığının 43 yaşında olduğunu...<br />
<br />
İnsanların 10.000'den fazla kokuyu ayırt edebildiğini...<br />
<br />
Güney kutbuna her yıl Konya'yla aynı miktarda kar yağdığını...<br />
<br />
İnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendiğini...<br />
<br />
Amerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını...<br />
<br />
0(sıfır)'ı müslümanların bulduğunu...<br />
<br />
Dünyaya her yıl düşen yağış miktarının eşit olduğunu...<br />
<br />
Beşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini...<br />
<br />
Fenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu...<br />
<br />
İbni Sina'nın göz ameliyatı yaptığını...<br />
<br />
Ördeğin vaklamasının yankı yapmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gözleri tamamen bağlanmış bir kişinin, 5 dakika boyunca hiç kıpırdamadan ayakta durmasının mümkün olmadığını...<br />
<br />
Binlerce yıl önce, cenaze törenin katılanların, gömülecek ölünü hayaletinin orada bulunanlardan birini bedenine girmek isteyeceğine inandıklarını ve hayaletten saklanma için vücutlarını siyaha boyadıklarını... Zamanla bu adet değişti cenazelerde siyah giyinme alışkanlığı olarak günümüze kadar geldi.<br />
<br />
Köpekbalıklarının ömürleri boyunca yüzme zorunda olduklarını... Çünkü dururlarsa batarlar.<br />
<br />
Arılardan, sivrisineklerden ve diğer böceklerden çıkan sesin, aslında onların kanat çırpmalarının sesi olduğunu...<br />
<br />
Yunusların, köpekbalıklarını, burunları ile vurarak öldürebildiklerini...<br />
<br />
İnsan vücudunda kan gitmeyen tek yerin Kornea olduğunu... Kornea oksijen ihtiyacını direk olarak havadan alır.<br />
<br />
Vücuttaki en güçlü kasın, dilde bulunan kas olduğunu...<br />
<br />
Sırtlanların çene kuvvetinin 450 kg'a kadar çıkabildiğini...<br />
<br />
Som balıklarının şelaleleri tırmanarak suyun kaynağına kadar ulaşabildiklerini...<br />
<br />
Ünlü besteci Beethoven'in son bestesini, sağır olarak yaptığını...<br />
<br />
Devekuşlarının beyinlerinin, gözlerinden küçük olduğunu...("Kuş beyinli" tabirini muhtemelen devekuşları sayesinde kullanıyoruz)<br />
<br />
Timsahların fındık kadar beyinleri olduğunu...<br />
<br />
Sümüklü böceklerin dört tane burunları olduğunu... (Aslında gayet normal)<br />
<br />
Bir timsahın en yumuşak yerinin kulağının arkası olduğunu... Diğer yerleri kurşun dahi geçirmez.<br />
<br />
"Kanguru" kelimesinin, Aborijincede "bilmiyorum" demek olduğunu... (Avustralya'yı keşfeden denizciler, karaya çıktıklarında bir kanguru görürler ve yerlilere adını sorarlar. Onlar da bilmedikleri için "kanguru" derler)<br />
<br />
Paris'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası olduğunu ve hiç tuvaletinin olmadığını...<br />
<br />
Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplayacağını...<br />
<br />
Eyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanıldığını...<br />
<br />
Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini...<br />
<br />
Bir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km. olduğunu...<br />
<br />
Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini...<br />
<br />
Bir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücrenin öldüğünü...<br />
<br />
Ortalama bir insanda 30.000-100.000 adet saç olduğunu, hergün yaklaşık 100 tanesinin döküldüğünü...<br />
<br />
Kurbağaların kemiklerinin, yaşlandıkça ağaçlar gibi yeni halkalar oluşturduğunu...<br />
<br />
Örümceklerin kanının saydam olduğunu...<br />
<br />
Zürafalara eskiden devepar denildiğini... Çünkü insanlar onun yarı deve yarı leopar olduğunu düşünürdü.<br />
<br />
Uzayda ses olmadığını...<br />
<br />
Okyanuslardaki altınla dünyadaki herkese 6 ytl verilebileceğini...<br />
<br />
Boz ayıların bir at gibi hızlı koşabildiklerini...<br />
<br />
Dalmaçyalıların beneksiz doğduğunu...<br />
<br />
Bazı karıncalar kendini patlattığını...<br />
<br />
Bir uzay kıyafetin, yaklaşık 13 milyon ytl olduğunu...(13.000.000.000.000 TL)<br />
<br />
Yunusların gözleri açık uyuduklarını...<br />
<br />
Bir denizanasının bir yüksük kadar da, 2 çamaşır makinesi kadar da olabildiğini...<br />
<br />
Dünyanın en yaşlı japon balığının 43 yaşında olduğunu...<br />
<br />
İnsanların 10.000'den fazla kokuyu ayırt edebildiğini...<br />
<br />
Güney kutbuna her yıl Konya'yla aynı miktarda kar yağdığını...<br />
<br />
İnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendiğini...<br />
<br />
Amerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını...<br />
<br />
0(sıfır)'ı müslümanların bulduğunu...<br />
<br />
Dünyaya her yıl düşen yağış miktarının eşit olduğunu...<br />
<br />
Beşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini...<br />
<br />
Fenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu...<br />
<br />
İbni Sina'nın göz ameliyatı yaptığını...<br />
<br />
Ördeğin vaklamasının yankı yapmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[slm]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=518</link>
			<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 11:32:56 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=518</guid>
			<description><![CDATA[merhaba arkadaşlar ben foruma yeni katıldım heyheyhey burda çok eğleniceğimi düşünüyorum comico:a]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[merhaba arkadaşlar ben foruma yeni katıldım heyheyhey burda çok eğleniceğimi düşünüyorum comico:a]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[karikatur :):)]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=517</link>
			<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 11:26:41 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=517</guid>
			<description><![CDATA[[attachment=24][attachment=25][attachment=26][attachment=27][attachment=28]umarım beğenirsiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[attachment=24][attachment=25][attachment=26][attachment=27][attachment=28]umarım beğenirsiniz?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Resident Evil 4 PC ISO Full]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=513</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 10:12:01 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=513</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Hardware Requirements<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Supported OS: Windows® 2000/XP (only)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Processor: 1 GHz Pentium® III or AMD Athlon" (or better)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* RAM: 256 MB<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Video Card: 128 MB DirectX® 9.0c-compliant AGP or PCI Express graphics card (256 or higher for High Graphics Detail support) (see supported list*)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Sound Card: DirectX 9.0c compliant (or better)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* DirectX Version: DirectX 9.0c or higher (included on disc)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* CD-ROM: 12x or faster<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Hard Drive Space: 1.2 GB minimum<br />
Peripherals Supported: Gamepad<br />
&nbsp;&nbsp; * *Supported Video Cards at Time of Release<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* NVIDIA® GeForce" FX/6/7 families<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* ATI® Radeon® 9200-9800/X families.<br />
<br />
İndir- Download:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Hardware Requirements<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Supported OS: Windows® 2000/XP (only)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Processor: 1 GHz Pentium® III or AMD Athlon" (or better)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* RAM: 256 MB<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Video Card: 128 MB DirectX® 9.0c-compliant AGP or PCI Express graphics card (256 or higher for High Graphics Detail support) (see supported list*)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Sound Card: DirectX 9.0c compliant (or better)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* DirectX Version: DirectX 9.0c or higher (included on disc)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* CD-ROM: 12x or faster<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* Hard Drive Space: 1.2 GB minimum<br />
Peripherals Supported: Gamepad<br />
&nbsp;&nbsp; * *Supported Video Cards at Time of Release<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* NVIDIA® GeForce" FX/6/7 families<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* ATI® Radeon® 9200-9800/X families.<br />
<br />
İndir- Download:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kavak Yelleri 55. Bölüm (Sezon Finali)]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=512</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 08:56:16 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=512</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
İndir:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
İndir:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kavak Yelleri 54. Bölüm]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=511</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 08:53:22 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=511</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
İndir:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
İndir:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kavak Yelleri 53. Bölüm]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=510</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 08:52:25 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=510</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
İndir:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
İndir:<br />
Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TURKCELL'DEN YÜZDE 3,66'LIK ZAM]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=508</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:40:57 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=508</guid>
			<description><![CDATA[Turkcell'den fiyatlara ince ayar<br />
Turkcell, tarife ücretlerinde ortalama yüzde 3,66 oranında fiyat ayarlaması gerçekleştirdi.<br />
<br />
Turkcell, kısa mesaj ve bağlı servisleri, bireysel ve kurumsal ses tarifelerinin belirli yönleri ve ön ödemeli kontör kart ücretlerinde bugün itibarıyla ortalama yüzde 3,66 oranında fiyat ayarlaması gerçekleştirdi.<br />
<br />
Turkcell'den yapılan açıklamada, bu kapsamda ön ödemeli hatlarda; 100 kontörlük kartın 16,5 YTL, 250'lik kartın 38 YTL, 500'lük kartın 71 YTL, 1000'lik kartın ise 130 YTL olduğu belirtildi.<br />
<br />
Açıklamada, ücretlendirmesi değişmeyen Turkcell tarife ve paketleri ise şöyle sıralandı:<br />
<br />
-Kurumsal Kobi dakika paketleri ve Kurumsal HerYöne paketleri, şirket içine indirim veren indirim seçeneklerinin aylık sabit ücretleri.<br />
<br />
-Bireysel faturalı hatlar için her yöne toplu konuşma dakikası içeren ''Herkesle'' paketleri.<br />
<br />
-Yurt dışında iken yapılan ve alınan çağrı ücretleri.<br />
<br />
-Cepten internet ve bilgisayardan internet ücretleri.<br />
<br />
Açıklamada, Turkcell'in Kurumsal Kobi tarifesi hariç tarife sabit ücretleri, uluslararası görüşmelerde Grup 1 ülkeleri sabit hatlarına yapılan çağrılar dışındaki aramalar ve faturalı hatlar için her yöne tek fiyat içeren tarifeleri hariç diğer operatör yönüne yapılan aramalarda da ücretlendirmenin aynı kaldığı kaydedildi.<br />
Turkcell'in yeni düzenlenen fiyatlarıyla ilgili ayrıntılı bilgiye, Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız. adresinden, Müşteri Hizmetlerinin 444 0 532 ve 444 0 535 no'lu telefonlarından, TurkcellExtra ve Turkcell Abone Merkezlerinden ulaşılabileceği bildirildi.<br />
<br />
Grup 1 ülkeleri; ABD, ABD (Alaska), ABD (Hawai), ABD (PortoRico), ABD (Virjin Adası), Kanada, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hollanda, Hong Kong, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsviçre, İsveç, İtalya, İzlanda, Japonya, Lüksemburg, Macaristan, Malezya, Norveç, Polonya, Portekiz, Rusya, Singapur, Slovenya, Slovakya ve Yunanistan'dan oluşuyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Turkcell'den fiyatlara ince ayar<br />
Turkcell, tarife ücretlerinde ortalama yüzde 3,66 oranında fiyat ayarlaması gerçekleştirdi.<br />
<br />
Turkcell, kısa mesaj ve bağlı servisleri, bireysel ve kurumsal ses tarifelerinin belirli yönleri ve ön ödemeli kontör kart ücretlerinde bugün itibarıyla ortalama yüzde 3,66 oranında fiyat ayarlaması gerçekleştirdi.<br />
<br />
Turkcell'den yapılan açıklamada, bu kapsamda ön ödemeli hatlarda; 100 kontörlük kartın 16,5 YTL, 250'lik kartın 38 YTL, 500'lük kartın 71 YTL, 1000'lik kartın ise 130 YTL olduğu belirtildi.<br />
<br />
Açıklamada, ücretlendirmesi değişmeyen Turkcell tarife ve paketleri ise şöyle sıralandı:<br />
<br />
-Kurumsal Kobi dakika paketleri ve Kurumsal HerYöne paketleri, şirket içine indirim veren indirim seçeneklerinin aylık sabit ücretleri.<br />
<br />
-Bireysel faturalı hatlar için her yöne toplu konuşma dakikası içeren ''Herkesle'' paketleri.<br />
<br />
-Yurt dışında iken yapılan ve alınan çağrı ücretleri.<br />
<br />
-Cepten internet ve bilgisayardan internet ücretleri.<br />
<br />
Açıklamada, Turkcell'in Kurumsal Kobi tarifesi hariç tarife sabit ücretleri, uluslararası görüşmelerde Grup 1 ülkeleri sabit hatlarına yapılan çağrılar dışındaki aramalar ve faturalı hatlar için her yöne tek fiyat içeren tarifeleri hariç diğer operatör yönüne yapılan aramalarda da ücretlendirmenin aynı kaldığı kaydedildi.<br />
Turkcell'in yeni düzenlenen fiyatlarıyla ilgili ayrıntılı bilgiye, Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız. adresinden, Müşteri Hizmetlerinin 444 0 532 ve 444 0 535 no'lu telefonlarından, TurkcellExtra ve Turkcell Abone Merkezlerinden ulaşılabileceği bildirildi.<br />
<br />
Grup 1 ülkeleri; ABD, ABD (Alaska), ABD (Hawai), ABD (PortoRico), ABD (Virjin Adası), Kanada, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hollanda, Hong Kong, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsviçre, İsveç, İtalya, İzlanda, Japonya, Lüksemburg, Macaristan, Malezya, Norveç, Polonya, Portekiz, Rusya, Singapur, Slovenya, Slovakya ve Yunanistan'dan oluşuyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yerli helikopterimiz T129]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=507</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:38:59 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=507</guid>
			<description><![CDATA[Türk Taarruz-Taktik/Keşif helikopteri (ATAK) projesi sözleşmesi dün resmen yürürlüğe girdi. İşte yeni helikopterimiz..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tesislerinde gerçekleştirilen resmi törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile İtalya'yı temsilen de İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini katıldı.<br />
<br />
Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan 50 adet kesin, 41 adet ise opsiyonel Taktik-Taarruz/Keşif helikopterinin Türk Silahlı Kuvvetlerine milli imkanlarla kazandırılması amaçlayan ATAK projesi çerçevesinde tamamiyle milli imkanlar kullanılarak oluşturulacak olan T129 helikopterleri TUSAŞ'ın Ankara'daki tesislerinde üretilecek.<br />
<br />
Nisan 2007'de TUSAŞ, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Aselsan ile İtalya'nın AgustaWestland arasında müzakerelerine başlanan ATAK projesine ilişkin sözleşme 7 Eylül 2007 tarihinde imzalanmıştı.<br />
<br />
Dün TUSAŞ'ta düzenlenen törenle yürürlüğe giren projede TUSAŞ ana yüklenici olurken Aselsan ve AgustaWestland firmaları da TUSAŞ'ın alt yüklenicileri olarak belirlendi. T129 ATAK helikopterlerinde yüksek performanslı yeni helikopter motoru, otomatik uçuş kontrol sistemi ve hava aracı durum izleme sistemi AgustaWestland firması tarafından entegre edilecek.<br />
<br />
Geliştirme aşamasında milli kuruluşlar ile işbirliği içerisinde tamamen Türk endüstrisinin hakimiyeti altında egemen bir ürün yaratılacak ve helikopterlerin yaklaşık 30 yıl olan kullanım ömrü boyunca istenilen kapsamda modernizasyon yapılma olanacağı sağlanacak.<br />
<br />
ATAK programının toplam proje süresi sözleşmelerin yürürlüğe girmesinden itibaren 114 ay olup, bu süre içerisinde 60'ıncı ayda ilk T 129 ATAK helikopterinin teslimatı gerçekleştirilecek.<br />
<br />
TUSAŞ T129 ATAK helikopterinin fikri mülkiyetine ortak olmanın yanı sıra tüm dünya ülkelerine yapılacak olan satışlarda aynı iş payını gerçekleştirme ve tüm dünya ülkelerine doğrudan satış ve pazarlama hakkına sahip olacak.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, ATAK helikopterlerinin üretileceği tesisleri gezdi<br />
Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı için üretimi planlanan Taarruz / Taktik Keşif Helikopteri (ATAK) Programı Sözleşmesi yürürlüğe girdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, projenin imzalanması nedeniyle düzenlenen törenin ardından helikopterlerin üretileceği tesisleri gezdi. Türkiye ATAK programı kapsamında imzalanan işbirliği anlaşması ile helikopterlerin yeni konfigürasyonunun fikri mülkiyetine ortak olmasının yanı sıra, nihai montaj ve uçuş işlemleri de dahil olmak üzere bütün gövde üretimi için dünyada tek kaynak olacak.<br />
<br />
-İTALYA DIŞİŞLERİ BAKANI-<br />
Bu arada törende bir konuşma yapan İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, bu sözleşmenin yürürlüğe girme törenine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İtalya'nın bu programda Türkiye ile işbirliği yapmasından şeref duyduğunu söyledi.<br />
<br />
TAI ile işbirliğinin, özel operasyonel bağlantıların ne kadar önemli seviyeye geldiğini gösterdiğini ifade eden Frattini, ikili ilişkilerin güçlenmesinden de büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.<br />
<br />
Türkiye ve İtalya'nın çok başarılı bir şekilde güçlü ekonomik ortaklık geliştirdiğini kaydeden Frattini, İtalya'nın en önemli şirketlerinin Türkiye'deki stratejik sektörlerde önemli roller oynadığını anlattı. Frattini, 630'dan fazla İtalyan şirketin Türkiye'de yatırım kararı aldığını bildirdi.<br />
<br />
İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin de gelişme gösterdiğini belirten Frattini, İtalya'nın Türkiye'nin üçüncü büyük ticari ortağı haline geldiğini ve iki ülke arasındaki ticaret haciminin 14 milyar avroya ulaştığını söyledi.<br />
<br />
İki ülke arasındaki siyasi işbirliğine de değinen Frattini, Türkiye'nin İtalya ve Avrupa'nın çok önemli bir ortağı olarak Balkanlar, Kafkasya, Afganistan, Orta Asya ve özelikle Orta Doğu'da çok önemli rolleri yerine getirdiğini kaydetti.<br />
<br />
Suriye-İsrail aracılı görüşmeleri örnek vererek Türkiye'nin Orta Doğu barış sürecinde de kilit bir rol oynadığına dikkati çeken Frattini, Türkiye ile önemli çıkarları paylaştıklarını ifade etti.<br />
<br />
Türkiye'nin AB sürecinden de bahseden Frattini, İtalya'nın bu süreci başından beri desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini vurgulayarak, bu desteğin İtalyan dış politikasının çok önemli bir boyutu olduğunu belirtti.<br />
<br />
Törende konuşan Finmeccanica Yönetim Kurulu Başkanı Francesco Guarguaglini de, Türkiye ile AgustaWestland arasındaki ilişkinin 60'lı yıllara kadar uzandığını ve şimdi ATAK projesiyle bu işbirliğinin daha da ileri götürüleceğini söyledi.<br />
<br />
Bu projedeki işbirliğinin katettiği başarıdan gurur duyduklarını ifade eden Guarguaglini, bu işbirliğinin İtalyan ve Türk savunma sanayi ilişkilerinin, aynı zamanda Türkiye-İtalya ve Türkiye-Avrupa ilişkilerinin gelişimine katkı sağlayacağına olan inancını dile getirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk Taarruz-Taktik/Keşif helikopteri (ATAK) projesi sözleşmesi dün resmen yürürlüğe girdi. İşte yeni helikopterimiz..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tesislerinde gerçekleştirilen resmi törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile İtalya'yı temsilen de İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini katıldı.<br />
<br />
Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan 50 adet kesin, 41 adet ise opsiyonel Taktik-Taarruz/Keşif helikopterinin Türk Silahlı Kuvvetlerine milli imkanlarla kazandırılması amaçlayan ATAK projesi çerçevesinde tamamiyle milli imkanlar kullanılarak oluşturulacak olan T129 helikopterleri TUSAŞ'ın Ankara'daki tesislerinde üretilecek.<br />
<br />
Nisan 2007'de TUSAŞ, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Aselsan ile İtalya'nın AgustaWestland arasında müzakerelerine başlanan ATAK projesine ilişkin sözleşme 7 Eylül 2007 tarihinde imzalanmıştı.<br />
<br />
Dün TUSAŞ'ta düzenlenen törenle yürürlüğe giren projede TUSAŞ ana yüklenici olurken Aselsan ve AgustaWestland firmaları da TUSAŞ'ın alt yüklenicileri olarak belirlendi. T129 ATAK helikopterlerinde yüksek performanslı yeni helikopter motoru, otomatik uçuş kontrol sistemi ve hava aracı durum izleme sistemi AgustaWestland firması tarafından entegre edilecek.<br />
<br />
Geliştirme aşamasında milli kuruluşlar ile işbirliği içerisinde tamamen Türk endüstrisinin hakimiyeti altında egemen bir ürün yaratılacak ve helikopterlerin yaklaşık 30 yıl olan kullanım ömrü boyunca istenilen kapsamda modernizasyon yapılma olanacağı sağlanacak.<br />
<br />
ATAK programının toplam proje süresi sözleşmelerin yürürlüğe girmesinden itibaren 114 ay olup, bu süre içerisinde 60'ıncı ayda ilk T 129 ATAK helikopterinin teslimatı gerçekleştirilecek.<br />
<br />
TUSAŞ T129 ATAK helikopterinin fikri mülkiyetine ortak olmanın yanı sıra tüm dünya ülkelerine yapılacak olan satışlarda aynı iş payını gerçekleştirme ve tüm dünya ülkelerine doğrudan satış ve pazarlama hakkına sahip olacak.<br />
<br />
Başbakan Erdoğan, ATAK helikopterlerinin üretileceği tesisleri gezdi<br />
Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı için üretimi planlanan Taarruz / Taktik Keşif Helikopteri (ATAK) Programı Sözleşmesi yürürlüğe girdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, projenin imzalanması nedeniyle düzenlenen törenin ardından helikopterlerin üretileceği tesisleri gezdi. Türkiye ATAK programı kapsamında imzalanan işbirliği anlaşması ile helikopterlerin yeni konfigürasyonunun fikri mülkiyetine ortak olmasının yanı sıra, nihai montaj ve uçuş işlemleri de dahil olmak üzere bütün gövde üretimi için dünyada tek kaynak olacak.<br />
<br />
-İTALYA DIŞİŞLERİ BAKANI-<br />
Bu arada törende bir konuşma yapan İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, bu sözleşmenin yürürlüğe girme törenine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İtalya'nın bu programda Türkiye ile işbirliği yapmasından şeref duyduğunu söyledi.<br />
<br />
TAI ile işbirliğinin, özel operasyonel bağlantıların ne kadar önemli seviyeye geldiğini gösterdiğini ifade eden Frattini, ikili ilişkilerin güçlenmesinden de büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.<br />
<br />
Türkiye ve İtalya'nın çok başarılı bir şekilde güçlü ekonomik ortaklık geliştirdiğini kaydeden Frattini, İtalya'nın en önemli şirketlerinin Türkiye'deki stratejik sektörlerde önemli roller oynadığını anlattı. Frattini, 630'dan fazla İtalyan şirketin Türkiye'de yatırım kararı aldığını bildirdi.<br />
<br />
İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin de gelişme gösterdiğini belirten Frattini, İtalya'nın Türkiye'nin üçüncü büyük ticari ortağı haline geldiğini ve iki ülke arasındaki ticaret haciminin 14 milyar avroya ulaştığını söyledi.<br />
<br />
İki ülke arasındaki siyasi işbirliğine de değinen Frattini, Türkiye'nin İtalya ve Avrupa'nın çok önemli bir ortağı olarak Balkanlar, Kafkasya, Afganistan, Orta Asya ve özelikle Orta Doğu'da çok önemli rolleri yerine getirdiğini kaydetti.<br />
<br />
Suriye-İsrail aracılı görüşmeleri örnek vererek Türkiye'nin Orta Doğu barış sürecinde de kilit bir rol oynadığına dikkati çeken Frattini, Türkiye ile önemli çıkarları paylaştıklarını ifade etti.<br />
<br />
Türkiye'nin AB sürecinden de bahseden Frattini, İtalya'nın bu süreci başından beri desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini vurgulayarak, bu desteğin İtalyan dış politikasının çok önemli bir boyutu olduğunu belirtti.<br />
<br />
Törende konuşan Finmeccanica Yönetim Kurulu Başkanı Francesco Guarguaglini de, Türkiye ile AgustaWestland arasındaki ilişkinin 60'lı yıllara kadar uzandığını ve şimdi ATAK projesiyle bu işbirliğinin daha da ileri götürüleceğini söyledi.<br />
<br />
Bu projedeki işbirliğinin katettiği başarıdan gurur duyduklarını ifade eden Guarguaglini, bu işbirliğinin İtalyan ve Türk savunma sanayi ilişkilerinin, aynı zamanda Türkiye-İtalya ve Türkiye-Avrupa ilişkilerinin gelişimine katkı sağlayacağına olan inancını dile getirdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DİGİTAL KAMERALAR DA ÖTV KAPSAMINA ALINIYOR]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=506</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:36:11 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=506</guid>
			<description><![CDATA[Bu aralar Bir kamera almayı düşünüyosanız acele edinnn..<br />
<br />
Dijital kameralara ÖTV zammı<br />
Dijital kameralar da, 1 Temmuz'dan itibaren yüzde 20'lik özel tüketim vergisi (ÖTV) kapsamına alınacak.<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan &#8220;Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun&#8221; ile özel tüketim vergisinde 4 sayılı listede değişikliğe gidildi.<br />
<br />
Yeni düzenlemeyle beyaz eşya, elektronik eşya, kozmetik ürünleri, hayvar ve tabancanın da aralarında bulunduğu 4 sayılı listedeki 8525.80 GTİP numaralı ürünler arasına dijital kameralar da eklendi.<br />
<br />
Kanunda, ÖTV listesindeki 8525.80 GTİP numaralı bölüm, &#8220;Televizyon kameraları, dijital kameralar ve görüntü kaydedici kameralar (yalnız 8525.80.11 üç veya daha fazla kamera tüpü olan televizyon kameraları, 8525.80.19 televizyon kameraları) (8525.80.11 pozisyonunda olmayan televizyon kameraları), (9525.80.30.00.00 dijital kameralar) şeklinde düzenlendi.<br />
<br />
Buna göre, 1 Temmuz'dan itibaren televizyon kameraları ve görüntü kaydedici kameraların yanı sıra dijital kameralardan da yüzde 20 oranında ÖTV alınacak.<br />
Bu arada Gelir İdaresi Başkanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, hareketli unsurları kaydeden kameralı fotoğraf makinaları da bu kapsamda değerlendirilecek.<br />
<br />
Son dönemde dijital kamera satışlarında büyük bir artış görüldüğünü kaydeden bir yetkili, &#8220;Bu tarzdaki diğer ürünler zaten ÖTV kapsamındaydı. Kanun değişikliği sırasında, dijital kameralar da ÖTV listesine dahil edildi&#8221; dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu aralar Bir kamera almayı düşünüyosanız acele edinnn..<br />
<br />
Dijital kameralara ÖTV zammı<br />
Dijital kameralar da, 1 Temmuz'dan itibaren yüzde 20'lik özel tüketim vergisi (ÖTV) kapsamına alınacak.<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan &#8220;Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun&#8221; ile özel tüketim vergisinde 4 sayılı listede değişikliğe gidildi.<br />
<br />
Yeni düzenlemeyle beyaz eşya, elektronik eşya, kozmetik ürünleri, hayvar ve tabancanın da aralarında bulunduğu 4 sayılı listedeki 8525.80 GTİP numaralı ürünler arasına dijital kameralar da eklendi.<br />
<br />
Kanunda, ÖTV listesindeki 8525.80 GTİP numaralı bölüm, &#8220;Televizyon kameraları, dijital kameralar ve görüntü kaydedici kameralar (yalnız 8525.80.11 üç veya daha fazla kamera tüpü olan televizyon kameraları, 8525.80.19 televizyon kameraları) (8525.80.11 pozisyonunda olmayan televizyon kameraları), (9525.80.30.00.00 dijital kameralar) şeklinde düzenlendi.<br />
<br />
Buna göre, 1 Temmuz'dan itibaren televizyon kameraları ve görüntü kaydedici kameraların yanı sıra dijital kameralardan da yüzde 20 oranında ÖTV alınacak.<br />
Bu arada Gelir İdaresi Başkanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, hareketli unsurları kaydeden kameralı fotoğraf makinaları da bu kapsamda değerlendirilecek.<br />
<br />
Son dönemde dijital kamera satışlarında büyük bir artış görüldüğünü kaydeden bir yetkili, &#8220;Bu tarzdaki diğer ürünler zaten ÖTV kapsamındaydı. Kanun değişikliği sırasında, dijital kameralar da ÖTV listesine dahil edildi&#8221; dedi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CHP KANALTÜRK'ÜN HESABINI VERMADEN BAŞKA BİR İDDİA İLE KARŞI KARŞIYA]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=505</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:31:42 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=505</guid>
			<description><![CDATA[Bir başka TV kanalına da dolar akıtmış<br />
Kanaltürk'e aktardığı 5,5 trilyonun hesabını veremeyen CHP'nin, 3,5 yıldır sadece Deniz Baykal'ın konuşmalarını yayınlayan Halk TV'nin uydu ve yayın masrafları için milyonlarca dolar ödediği ortaya çıktı.<br />
<br />
<br />
<br />
Kanaltürk'e aktardığı 5,5 trilyonun hesabını veremeyen CHP'nin uydudan yayın yapan Halk TV'nin 3,5 yıldır uydu ve son bir yıl da Digitürk kirasını verdiği ortaya çıktı.<br />
Aylık 18 bin dolar uydu kirası ödeyen Halk TV (Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş) şimdiye kadar hiç reklam ve sponsor desteği almadı. CHP'nin propaganda aracı olarak bilinen Halk TV'nin şimdiye kadar uydu için 702 bin dolar ve Digiturk için de 500 bin YTL kira ödediği belirlendi. Hesapları Anayasa Mahkemesi tarafından incelenen CHP'nin mahkemeye sunduğu harcamalar arasında Halk TV tarafından partiye kesilen faturalarda yer alıyor. Mart 2005'te yayına başlayan ve logosunda Atatürk'ün imzasını çağrıştıran italik harf karakterleriyle 'Halk' logosunu kullanan televizyonun kurulması için gerekli cihazlarla ile bugüne kadarki tüm yayın masraflarının CHP'nin kasasından karşılandığı öne sürülüyor.<br />
<br />
SADECE BAYKAL VAR<br />
<br />
Halk TV'ye ilk başlarda ödemeleri yaptığı için CHP Genel Saymanı Mahmut Yıldız'ın uzun süre televizyonun sahibi şeklinde algılandığı öğrenildi. Yıldız'ın, Baykal'la ters düşerek CHP yönetiminden ayrılmasından sonra harcamalarda Genel Sayman olan Mustafa Özyürek son söz sahibi olmaya başladı. Halk TV, Baykal'ın grup konuşması ile çeşitli etkinliklerde yaptığı konuşmaları tekrar tekrar yayınlarken, CHP'nin resmi internet sitesinde yer alan sözleri de televizyonda sürekli altyazı olarak geçiyor. 22 Temmuz'a kadar Baykal'ın özel kalem müdürü olan Nesrin Baytok'un program yaptığı kanalda çalışanların bir kısmının kadroları da CHP Genel Merkezi'nin üzerine bulunuyor. CHP Tunceli eski Milletvekili Sinan Yerlikaya'nın 1998 Miss Turkey'de dereceye giren kızı Sidal Yerlikaya da Halk TV'de çalışan partililer arasında bulunuyor.<br />
<br />
ANAYASA MAHKEMESİ İNCELİYOR<br />
<br />
Kanaltürk'e ödenen paraların faturalarını daha sonra Anayasa Mahkemesi'ne ibraz eden CHP'nin Halk TV adına kesilen faturaları da mahkeme tarafından inceleme konusu oldu. Anayasa Mahkemesi, 2005'ten bu yana çeşitli tarihlerde Halk TV'nin CHP Genel Saymanlığı'na düzenli olarak fatura kestiğini belirledi. Kanal yönetiminin profesyonele televizyonculardan değil de mali müşavir ve turizm işletmecilerinden oluşması da dikkat çekiyor. Halk TV'nin Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Haluk Akıltopu ve Genel Müdürü Ertuğrul Kaya. CHP Genel Merkezi, 'Halk Gazetesi' ismiyle 15 günde bir yayınlanan gazete de çıkarıyor..<br />
<br />
YENİ ŞAFAK]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir başka TV kanalına da dolar akıtmış<br />
Kanaltürk'e aktardığı 5,5 trilyonun hesabını veremeyen CHP'nin, 3,5 yıldır sadece Deniz Baykal'ın konuşmalarını yayınlayan Halk TV'nin uydu ve yayın masrafları için milyonlarca dolar ödediği ortaya çıktı.<br />
<br />
<br />
<br />
Kanaltürk'e aktardığı 5,5 trilyonun hesabını veremeyen CHP'nin uydudan yayın yapan Halk TV'nin 3,5 yıldır uydu ve son bir yıl da Digitürk kirasını verdiği ortaya çıktı.<br />
Aylık 18 bin dolar uydu kirası ödeyen Halk TV (Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş) şimdiye kadar hiç reklam ve sponsor desteği almadı. CHP'nin propaganda aracı olarak bilinen Halk TV'nin şimdiye kadar uydu için 702 bin dolar ve Digiturk için de 500 bin YTL kira ödediği belirlendi. Hesapları Anayasa Mahkemesi tarafından incelenen CHP'nin mahkemeye sunduğu harcamalar arasında Halk TV tarafından partiye kesilen faturalarda yer alıyor. Mart 2005'te yayına başlayan ve logosunda Atatürk'ün imzasını çağrıştıran italik harf karakterleriyle 'Halk' logosunu kullanan televizyonun kurulması için gerekli cihazlarla ile bugüne kadarki tüm yayın masraflarının CHP'nin kasasından karşılandığı öne sürülüyor.<br />
<br />
SADECE BAYKAL VAR<br />
<br />
Halk TV'ye ilk başlarda ödemeleri yaptığı için CHP Genel Saymanı Mahmut Yıldız'ın uzun süre televizyonun sahibi şeklinde algılandığı öğrenildi. Yıldız'ın, Baykal'la ters düşerek CHP yönetiminden ayrılmasından sonra harcamalarda Genel Sayman olan Mustafa Özyürek son söz sahibi olmaya başladı. Halk TV, Baykal'ın grup konuşması ile çeşitli etkinliklerde yaptığı konuşmaları tekrar tekrar yayınlarken, CHP'nin resmi internet sitesinde yer alan sözleri de televizyonda sürekli altyazı olarak geçiyor. 22 Temmuz'a kadar Baykal'ın özel kalem müdürü olan Nesrin Baytok'un program yaptığı kanalda çalışanların bir kısmının kadroları da CHP Genel Merkezi'nin üzerine bulunuyor. CHP Tunceli eski Milletvekili Sinan Yerlikaya'nın 1998 Miss Turkey'de dereceye giren kızı Sidal Yerlikaya da Halk TV'de çalışan partililer arasında bulunuyor.<br />
<br />
ANAYASA MAHKEMESİ İNCELİYOR<br />
<br />
Kanaltürk'e ödenen paraların faturalarını daha sonra Anayasa Mahkemesi'ne ibraz eden CHP'nin Halk TV adına kesilen faturaları da mahkeme tarafından inceleme konusu oldu. Anayasa Mahkemesi, 2005'ten bu yana çeşitli tarihlerde Halk TV'nin CHP Genel Saymanlığı'na düzenli olarak fatura kestiğini belirledi. Kanal yönetiminin profesyonele televizyonculardan değil de mali müşavir ve turizm işletmecilerinden oluşması da dikkat çekiyor. Halk TV'nin Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Haluk Akıltopu ve Genel Müdürü Ertuğrul Kaya. CHP Genel Merkezi, 'Halk Gazetesi' ismiyle 15 günde bir yayınlanan gazete de çıkarıyor..<br />
<br />
YENİ ŞAFAK]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Guardian Gazetesinden Gönüllüler hareketine övgü]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=504</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:30:51 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=504</guid>
			<description><![CDATA[Guardian'dan Hocaefendi'ye övgü<br />
<br />
İngiliz Guardian Gazetesi,Fethullah Gülen'in "dünyanın en önemli yüz entelektüeli" içinde 1. seçilmesinin ardından gülen hareketini anlatan bir haber yayınladı.<br />
<br />
Okulları ziyaret ederek haberini hazırlayan gazetenin muhabiri, "ben de çocuğum olsa bu okullara gönderirdim" yorumunu yaptı.<br />
<br />
İngiliz 'The Guardian' gazetesi, "Yaşayan 100 entelektüel" anketinde Fethullah Gülen'in birinci olmasının ardından "Fethullah Gülen Hareketi" konulu görüntülü bir haber yayınladı.<br />
<br />
<br />
<br />
Guardian muhabiri Riazzat Butt'ın imzasını taşıyan haberde Gülen'in teşvikiyle dünyanın dört bir yanında kurulan okulların, dini semboller barındırmadan, adanmış öğretmenleriyle öğrenciler üzerinde yaptığı etkiye vurgu yapıldı.<br />
<br />
İstanbul'da Anafen Sabahattin Zaim İlköğretim Okulu'nu ziyaret eden Guardian'ın muhabiri, çocuklara en sevdikleri dersi sorduğunda aldığı cevaptan oldukça etkilenmiş. Öğrencilerden "satranç" cevabını alan muhabir, İngiltere'nin en pahalı okullarında bile böyle kaliteli bir eğitim metodunun olduğunu sanmadığını anlatıyor.<br />
<br />
Butt, mükemmel eğitim sisteminden kimsenin şikayet edemeyeceği Gülen'in, batıyla diyalog yanlısı ve terör karşıtı açıklamalarıyla da bazı kesimlerin eleştiri oklarına hedef olduğuna dikkat çekti.<br />
<br />
Politik guruplar ile hiç bir bağı olmayan hareketin, muhafazakar orta kesime yakın olduğunu söyleyen muhabir, Gülen'in günümüzde İslam dininin modern bir markası olduğu değerlendirmesini yaptı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Guardian'dan Hocaefendi'ye övgü<br />
<br />
İngiliz Guardian Gazetesi,Fethullah Gülen'in "dünyanın en önemli yüz entelektüeli" içinde 1. seçilmesinin ardından gülen hareketini anlatan bir haber yayınladı.<br />
<br />
Okulları ziyaret ederek haberini hazırlayan gazetenin muhabiri, "ben de çocuğum olsa bu okullara gönderirdim" yorumunu yaptı.<br />
<br />
İngiliz 'The Guardian' gazetesi, "Yaşayan 100 entelektüel" anketinde Fethullah Gülen'in birinci olmasının ardından "Fethullah Gülen Hareketi" konulu görüntülü bir haber yayınladı.<br />
<br />
<br />
<br />
Guardian muhabiri Riazzat Butt'ın imzasını taşıyan haberde Gülen'in teşvikiyle dünyanın dört bir yanında kurulan okulların, dini semboller barındırmadan, adanmış öğretmenleriyle öğrenciler üzerinde yaptığı etkiye vurgu yapıldı.<br />
<br />
İstanbul'da Anafen Sabahattin Zaim İlköğretim Okulu'nu ziyaret eden Guardian'ın muhabiri, çocuklara en sevdikleri dersi sorduğunda aldığı cevaptan oldukça etkilenmiş. Öğrencilerden "satranç" cevabını alan muhabir, İngiltere'nin en pahalı okullarında bile böyle kaliteli bir eğitim metodunun olduğunu sanmadığını anlatıyor.<br />
<br />
Butt, mükemmel eğitim sisteminden kimsenin şikayet edemeyeceği Gülen'in, batıyla diyalog yanlısı ve terör karşıtı açıklamalarıyla da bazı kesimlerin eleştiri oklarına hedef olduğuna dikkat çekti.<br />
<br />
Politik guruplar ile hiç bir bağı olmayan hareketin, muhafazakar orta kesime yakın olduğunu söyleyen muhabir, Gülen'in günümüzde İslam dininin modern bir markası olduğu değerlendirmesini yaptı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Darbeye Karşı süper bir köşe yazısı]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=503</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:29:15 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=503</guid>
			<description><![CDATA[Darbe heveslilerine KARA HABER<br />
<br />
Aktifhaber'den Yusuf Sezgin ihtilal heveslilerinin heveslerini kursaklarında bırakacak bir yazı kaleme almış. İşte o yazı..<br />
<br />
<br />
<br />
İhtilal heveslilerine...<br />
<br />
Son günlerde darbe çığırtkanları yeniden sahne almaya, seslerini yükseltmeye başladılar. Sandığa gömülen müflis siyasetçiler, risk almadan kazanmaya alışmış şişman kediler, fikir mahrumu yazarçizer takımı, demokrasiden ve milletten korkan derin yarasalar sığınacak bir süngü arayışındalar.<br />
<br />
Demokratik yollarla iktidar olma ümidini yitirmiş siyasi partiler, halkı ve alt edemedikleri iktidarları darbeyle, muhtırayla, askerle korkutmayı bir alışkanlık haline getirdiler. İçinden çıkamadıkları her problemde askerden medet ummaları maalesef orduyu da yıpratmıştır. 367 krizinde, cumhurbaşkanlığı seçiminde halka rağmen taraf olması, belirli siyasi partileri kolluyor görünümünde hareket etmesi, masum inançları bile irtica ve tehdit olarak algılaması TSK ile vatandaşın arasını açmıştır. Nitekim vatandaş genel seçimlerde ve referandumda siyasete harici müdahalelere açıkça tepkisini ortaya koymuştur.<br />
<br />
Bu tabloyu iyi okuyan, yıprandığını fark eden TSK son dönemde siyasete doğrudan müdahale etmemeye itina göstermektedir. İçeride konuşlanmış bazı cuntacı yapılar hükümete karşı daha sert müdahaleden yana ise de, komuta kademesi TSK&#8217;nın siyasete bulaştırılmasının zararlarının farkındadırlar.<br />
<br />
Ama demokratik yollarla muhalefet yapmaktan ümidini kesmiş siyasetçiler ve &#8220;D tipi&#8221; (dönme) yapılar askeri sahaya indirmek, siyasete bulaştırmak için bütün yolları denemektedir.<br />
<br />
Bu kesimim medyadaki beslemeleri, hem millet iradesine hem de hükümete olmadık hakaretler etmekte, askeri kışladan çıkarma konusunda cesaretlendirmeye çalışmaktadır.<br />
<br />
Milletten kopuk besleme entellere, güdümlü yazarlara göre: millet askerlere bir şey demeyecek! iradesine karşı yapılan antidemokratik müdahalelere ses çıkaramayacak! boynunu uzatarak yapılacak düzenlemelere teslimiyet gösterecektir! Bu kesim her gün milletin sürü olduğundan girip, cehaletinden çıkmakta, her türlü hakareti yapmaktadır.<br />
<br />
Fakat toplumdan uzak, milli-manevi değerlere saygısız bu entellerin unuttuğu bir şey vardır. Bu toplum dünkü toplum değildir. 1960-70-80 den sonra hatta 1998 den sonra çok şey değişmiştir. Aristokratik kesimin horladığı Anadolu insanının profili yükselmiş, kalitesi artmıştır. Artık Anadolu insanından yurtdışında mastır doktora yapmış, bir kaç dil bilen yığınla insan vardır. Kara Türklerin eğitim seviyesi bütün engellemelere rağmen yükselmiştir. Anadolu insanı sabanın peşinde, koyunun ardında koşan dünkü gözü kapalı köylü değildir. Dünyanın her yerine gitmekte, yatırımlar yapmakta, fabrikalar açmakta, ihracat rekorları kırmakta, dünyayı aristokratik azgınlardan daha iyi tanımaktadır.<br />
<br />
Artık utangaç, boynu bükük, hakkını arayamayan, eğriyi-doğruyu başkalarından öğrenen halk yoktur. Milletin gözü açılmış, ufku genişlemiştir. Haklarını, özgürlüklerini çok iyi bilmekte ve sonuna kadar kullanmak istemektedir.<br />
<br />
Türk milletine 5000 yıl hizmet etmiş TSK&#8217;nin, millete ve millet iradesine rağmen, aristokratik azgınların dolmuşuna binerek, demokratik sürece müdahale etmeye yeltenmesi bu gün çok farklı sonuçlar doğurabilir. Milletin güven ve saygı duyduğu TSK geçen yıl taban yapan itibarını ve güvenilirliğini bütünüyle yitirebilir. Birilerinin manipülasyonuyla yapılacak çıkışlar, yasadışı müdahaleler Millet-Ordu ilişkilerinde derin çatlaklar oluşturabilir.<br />
<br />
Son iki yıl içinde, demokrasiye yapılan hukuk ve mantık dışı, sevimsiz müdahaleler milletin sabrını epeyce zorlamıştır. Müdahale senaryolarının konuşulduğu, millet iradesinin etkisiz kılınmaya çalışıldığı şu günlerde, sokaktaki vatandaş çok farklı düşünmektedir.<br />
<br />
Ordusuna saygılı bu asker millet nasıl hazırlanırsa hazırlansın, hangi gerekçeyle gündeme getirilirse getirilsin demokrasiyi ve iradesini korumaya kararlıdır. Mantar tabancası bile patlamaz diye ortamı ısıtmaya çalışanların aksine; millet arabalarıyla, çoluk çocuğu ile tankların önüne çıkma, yeni gece baskınlarına fırsat vermeme kararlılığındadır.<br />
<br />
Bazı borazanların üflediklerine güvenerek müdahale planlayanlar bütün itibarlarını kaybedebilirler. Bu milletin 5000 yıllık kurumu ile millet arasına kan sokabilirler.<br />
<br />
TSK içindeki Milletin sağduyulu evlatlarının hukuk, mantık, insaf dışı böyle bir maceraya fırsat vermeyeceklerini, milleti yeni bir kaosa sürüklemeyeceklerini düşünüyorum.<br />
<br />
Herşeye rağmen müdahale düşünenler bu milletin geçmişinde &#8220;Vakayı Hayriye&#8221; diye bir hadisenin olduğunu da hatırlamalılar...<br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
Vakayı Hayriye: Osmanli İmparatorlugu'nun son dönemlerinde, Yeniçeriler tarafından temsil edilen silahlı güçlerin kontrolden çıkması, devlet yönetimine karışmakta sınır tanımaması ve kendisi ile iktidar mücadelesine girişmesi sonucunda II Mahmut tarafından Yeniçeri Ocaklarının kaldırılmasıyla sonuçlanan olaylara verilen isim.<br />
<br />
YUSUF GEZGİN/AKTİFHABER]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Darbe heveslilerine KARA HABER<br />
<br />
Aktifhaber'den Yusuf Sezgin ihtilal heveslilerinin heveslerini kursaklarında bırakacak bir yazı kaleme almış. İşte o yazı..<br />
<br />
<br />
<br />
İhtilal heveslilerine...<br />
<br />
Son günlerde darbe çığırtkanları yeniden sahne almaya, seslerini yükseltmeye başladılar. Sandığa gömülen müflis siyasetçiler, risk almadan kazanmaya alışmış şişman kediler, fikir mahrumu yazarçizer takımı, demokrasiden ve milletten korkan derin yarasalar sığınacak bir süngü arayışındalar.<br />
<br />
Demokratik yollarla iktidar olma ümidini yitirmiş siyasi partiler, halkı ve alt edemedikleri iktidarları darbeyle, muhtırayla, askerle korkutmayı bir alışkanlık haline getirdiler. İçinden çıkamadıkları her problemde askerden medet ummaları maalesef orduyu da yıpratmıştır. 367 krizinde, cumhurbaşkanlığı seçiminde halka rağmen taraf olması, belirli siyasi partileri kolluyor görünümünde hareket etmesi, masum inançları bile irtica ve tehdit olarak algılaması TSK ile vatandaşın arasını açmıştır. Nitekim vatandaş genel seçimlerde ve referandumda siyasete harici müdahalelere açıkça tepkisini ortaya koymuştur.<br />
<br />
Bu tabloyu iyi okuyan, yıprandığını fark eden TSK son dönemde siyasete doğrudan müdahale etmemeye itina göstermektedir. İçeride konuşlanmış bazı cuntacı yapılar hükümete karşı daha sert müdahaleden yana ise de, komuta kademesi TSK&#8217;nın siyasete bulaştırılmasının zararlarının farkındadırlar.<br />
<br />
Ama demokratik yollarla muhalefet yapmaktan ümidini kesmiş siyasetçiler ve &#8220;D tipi&#8221; (dönme) yapılar askeri sahaya indirmek, siyasete bulaştırmak için bütün yolları denemektedir.<br />
<br />
Bu kesimim medyadaki beslemeleri, hem millet iradesine hem de hükümete olmadık hakaretler etmekte, askeri kışladan çıkarma konusunda cesaretlendirmeye çalışmaktadır.<br />
<br />
Milletten kopuk besleme entellere, güdümlü yazarlara göre: millet askerlere bir şey demeyecek! iradesine karşı yapılan antidemokratik müdahalelere ses çıkaramayacak! boynunu uzatarak yapılacak düzenlemelere teslimiyet gösterecektir! Bu kesim her gün milletin sürü olduğundan girip, cehaletinden çıkmakta, her türlü hakareti yapmaktadır.<br />
<br />
Fakat toplumdan uzak, milli-manevi değerlere saygısız bu entellerin unuttuğu bir şey vardır. Bu toplum dünkü toplum değildir. 1960-70-80 den sonra hatta 1998 den sonra çok şey değişmiştir. Aristokratik kesimin horladığı Anadolu insanının profili yükselmiş, kalitesi artmıştır. Artık Anadolu insanından yurtdışında mastır doktora yapmış, bir kaç dil bilen yığınla insan vardır. Kara Türklerin eğitim seviyesi bütün engellemelere rağmen yükselmiştir. Anadolu insanı sabanın peşinde, koyunun ardında koşan dünkü gözü kapalı köylü değildir. Dünyanın her yerine gitmekte, yatırımlar yapmakta, fabrikalar açmakta, ihracat rekorları kırmakta, dünyayı aristokratik azgınlardan daha iyi tanımaktadır.<br />
<br />
Artık utangaç, boynu bükük, hakkını arayamayan, eğriyi-doğruyu başkalarından öğrenen halk yoktur. Milletin gözü açılmış, ufku genişlemiştir. Haklarını, özgürlüklerini çok iyi bilmekte ve sonuna kadar kullanmak istemektedir.<br />
<br />
Türk milletine 5000 yıl hizmet etmiş TSK&#8217;nin, millete ve millet iradesine rağmen, aristokratik azgınların dolmuşuna binerek, demokratik sürece müdahale etmeye yeltenmesi bu gün çok farklı sonuçlar doğurabilir. Milletin güven ve saygı duyduğu TSK geçen yıl taban yapan itibarını ve güvenilirliğini bütünüyle yitirebilir. Birilerinin manipülasyonuyla yapılacak çıkışlar, yasadışı müdahaleler Millet-Ordu ilişkilerinde derin çatlaklar oluşturabilir.<br />
<br />
Son iki yıl içinde, demokrasiye yapılan hukuk ve mantık dışı, sevimsiz müdahaleler milletin sabrını epeyce zorlamıştır. Müdahale senaryolarının konuşulduğu, millet iradesinin etkisiz kılınmaya çalışıldığı şu günlerde, sokaktaki vatandaş çok farklı düşünmektedir.<br />
<br />
Ordusuna saygılı bu asker millet nasıl hazırlanırsa hazırlansın, hangi gerekçeyle gündeme getirilirse getirilsin demokrasiyi ve iradesini korumaya kararlıdır. Mantar tabancası bile patlamaz diye ortamı ısıtmaya çalışanların aksine; millet arabalarıyla, çoluk çocuğu ile tankların önüne çıkma, yeni gece baskınlarına fırsat vermeme kararlılığındadır.<br />
<br />
Bazı borazanların üflediklerine güvenerek müdahale planlayanlar bütün itibarlarını kaybedebilirler. Bu milletin 5000 yıllık kurumu ile millet arasına kan sokabilirler.<br />
<br />
TSK içindeki Milletin sağduyulu evlatlarının hukuk, mantık, insaf dışı böyle bir maceraya fırsat vermeyeceklerini, milleti yeni bir kaosa sürüklemeyeceklerini düşünüyorum.<br />
<br />
Herşeye rağmen müdahale düşünenler bu milletin geçmişinde &#8220;Vakayı Hayriye&#8221; diye bir hadisenin olduğunu da hatırlamalılar...<br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
Vakayı Hayriye: Osmanli İmparatorlugu'nun son dönemlerinde, Yeniçeriler tarafından temsil edilen silahlı güçlerin kontrolden çıkması, devlet yönetimine karışmakta sınır tanımaması ve kendisi ile iktidar mücadelesine girişmesi sonucunda II Mahmut tarafından Yeniçeri Ocaklarının kaldırılmasıyla sonuçlanan olaylara verilen isim.<br />
<br />
YUSUF GEZGİN/AKTİFHABER]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Taraf'tan kan donduran bir haber daha]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=502</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:27:15 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=502</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Taraf'ın ele geçirdiği belgelere göre hain Dağlıca saldırısına ait kan donduran bilgiler ortaya çıktı.<br />
<br />
On üç askerin şehit olmasına, rehin düşen sekiz erin de "hain" ilan edilmesine neden olan Dağlıca baskınının yapılacağı bilgisinin, baskından dokuz gün önce "ivedi" kaydıyla Hakkari Dağ Komando Tugayı'nda başlayarak Genelkurmay Başkanlığı'na kadar tüm sorumlu ve yetkili birimlere ulaştırıldığı ortaya çıktı.<br />
<br />
<br />
<br />
Taraf'ın ortaya çıkardığı belgelere göre 12 Ekim 2007 tarihli, "ivedi" kaydıyla Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı istihbarat raporuyla baskının nerden yapılacağı, başta Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı olmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, Jandarma Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Dağlıca Tabur Komutanlığı'nın bağlı bulunduğu Hakkari Dağ Komando Tugayı'na kadar her komuta kademesine bildirildi.<br />
<br />
Baskını bilmeyen kalmamış<br />
<br />
3590-2292-07/İDAM (63939) numarasıyla saat 18:36 faks mesajıyla ulaştırılan "Haber Talimatı" ibareli raporda, Dağlıca Taburu'na yapılacak saldırı birebir şu ifadelerle yer aldı:<br />
<br />
&#8220;Hakkari-Yüksekova İkiyaka bölgesinde faaliyet gösteren Zindan sorumluluğundaki T.Ö (Terörist Örgüt) grubunun işbirlikçileri aracılığıyla, Dağlıca (20-37) 3. Motorize Tabur Komutanlığı&#8217;nın faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığı, önümüzdeki günlerde Dağlıca Bölgesi&#8217;nde bulunan Keri Tepe (19-35) üs bölgesiyle Geper (22-35) olarak adlandırılan bölgede icra edilecek faaliyet esnasında askeri birliklere yönelik eylem yapmayı planladıkları&#8230;&#8221;<br />
<br />
Jandarma da raporlaştırdı<br />
<br />
Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı tarafından 12 Ekim&#8217;de gönderilen bu istihbarat raporundan iki gün sonra ise Jandarma Genel Komutanlığı da bir &#8220;İç İstihbarat Raporu&#8221; düzenleyerek ilgili birimlere gönderdi.<br />
<br />
14 Ekim tarihli bu raporda da &#8220;Hakkari Yüksekova bölgesinde faaliyet gösteren terörist grupların Dağlıca&#8217;da operasyona çıkan güvenlik güçlerine yönelik eylem yapmayı planladığı&#8221; bilgisi ayrıca kayıtlara geçirildi.<br />
<br />
Eylemcilerin isimleri de var<br />
<br />
Baskına ilişkin bütün bu bilgilerin yanı sıra her iki raporda ayrıca Şırnak, Siirt, Van bölgelerinde de eylemler beklendiği uyarısı yapılarak PKK&#8217;lıların baskın düzenleyeceği karakollar hatta eylemlerde yer alacak örgüt üyelerinin kimlikleri bile ayrıntılı olarak bildirildi.<br />
<br />
MEHMET BARANSU /TARAF gazetesi<br />
<br />
link: Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Taraf'ın ele geçirdiği belgelere göre hain Dağlıca saldırısına ait kan donduran bilgiler ortaya çıktı.<br />
<br />
On üç askerin şehit olmasına, rehin düşen sekiz erin de "hain" ilan edilmesine neden olan Dağlıca baskınının yapılacağı bilgisinin, baskından dokuz gün önce "ivedi" kaydıyla Hakkari Dağ Komando Tugayı'nda başlayarak Genelkurmay Başkanlığı'na kadar tüm sorumlu ve yetkili birimlere ulaştırıldığı ortaya çıktı.<br />
<br />
<br />
<br />
Taraf'ın ortaya çıkardığı belgelere göre 12 Ekim 2007 tarihli, "ivedi" kaydıyla Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı istihbarat raporuyla baskının nerden yapılacağı, başta Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı olmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, Jandarma Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Dağlıca Tabur Komutanlığı'nın bağlı bulunduğu Hakkari Dağ Komando Tugayı'na kadar her komuta kademesine bildirildi.<br />
<br />
Baskını bilmeyen kalmamış<br />
<br />
3590-2292-07/İDAM (63939) numarasıyla saat 18:36 faks mesajıyla ulaştırılan "Haber Talimatı" ibareli raporda, Dağlıca Taburu'na yapılacak saldırı birebir şu ifadelerle yer aldı:<br />
<br />
&#8220;Hakkari-Yüksekova İkiyaka bölgesinde faaliyet gösteren Zindan sorumluluğundaki T.Ö (Terörist Örgüt) grubunun işbirlikçileri aracılığıyla, Dağlıca (20-37) 3. Motorize Tabur Komutanlığı&#8217;nın faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığı, önümüzdeki günlerde Dağlıca Bölgesi&#8217;nde bulunan Keri Tepe (19-35) üs bölgesiyle Geper (22-35) olarak adlandırılan bölgede icra edilecek faaliyet esnasında askeri birliklere yönelik eylem yapmayı planladıkları&#8230;&#8221;<br />
<br />
Jandarma da raporlaştırdı<br />
<br />
Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı tarafından 12 Ekim&#8217;de gönderilen bu istihbarat raporundan iki gün sonra ise Jandarma Genel Komutanlığı da bir &#8220;İç İstihbarat Raporu&#8221; düzenleyerek ilgili birimlere gönderdi.<br />
<br />
14 Ekim tarihli bu raporda da &#8220;Hakkari Yüksekova bölgesinde faaliyet gösteren terörist grupların Dağlıca&#8217;da operasyona çıkan güvenlik güçlerine yönelik eylem yapmayı planladığı&#8221; bilgisi ayrıca kayıtlara geçirildi.<br />
<br />
Eylemcilerin isimleri de var<br />
<br />
Baskına ilişkin bütün bu bilgilerin yanı sıra her iki raporda ayrıca Şırnak, Siirt, Van bölgelerinde de eylemler beklendiği uyarısı yapılarak PKK&#8217;lıların baskın düzenleyeceği karakollar hatta eylemlerde yer alacak örgüt üyelerinin kimlikleri bile ayrıntılı olarak bildirildi.<br />
<br />
MEHMET BARANSU /TARAF gazetesi<br />
<br />
link: Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Foreign Policy'nin &quot;Yaşayan 100 entelektüel&quot; listesinin başında bir türk]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=501</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:21:09 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=501</guid>
			<description><![CDATA[Dünya Fetullah Gülen Hoca Efendi'yi konuşuyor<br />
<br />
<br />
Gülen'in duygu ve düşüncelerini özümseyerek dünyanın dört bir yanına sevgiyi anlatmaya giden gönüllüler önemli organizasyonlarda değerlendirme konusu oluyor.<br />
<br />
Eğitim tabanında hoşgörü ve diyalog eksenli bu yaşam biçimi, hemen her gittiği coğrafyada güzel bir kabul görüyor. Akademisyenler, Fethullah Gülen'in İslam anlayışı ve barışa yaptığı katkıyı büyüteç altına alıyor.<br />
<br />
Batı dünyası, dünyanın dört bir yanında başarıyla hizmet veren sevgi okullarından hareketle çarpıcı yorumlar yapıyor.<br />
<br />
Bütün bu ifadeler, yaşanan yeni dönemde Gülen'in fikrilerinin ve dünya algılamasının her geçen gün daha fazla ilgi göreceğinin sinyallerini veriyor. Foreign Policy Dergisi&#8217;nin düzenlediği ankette Gülen'in yaşayan 100 entelektüel içinde en fazla oyu alması da bu anlamda önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.<br />
<br />
<br />
İlgili link: Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dünya Fetullah Gülen Hoca Efendi'yi konuşuyor<br />
<br />
<br />
Gülen'in duygu ve düşüncelerini özümseyerek dünyanın dört bir yanına sevgiyi anlatmaya giden gönüllüler önemli organizasyonlarda değerlendirme konusu oluyor.<br />
<br />
Eğitim tabanında hoşgörü ve diyalog eksenli bu yaşam biçimi, hemen her gittiği coğrafyada güzel bir kabul görüyor. Akademisyenler, Fethullah Gülen'in İslam anlayışı ve barışa yaptığı katkıyı büyüteç altına alıyor.<br />
<br />
Batı dünyası, dünyanın dört bir yanında başarıyla hizmet veren sevgi okullarından hareketle çarpıcı yorumlar yapıyor.<br />
<br />
Bütün bu ifadeler, yaşanan yeni dönemde Gülen'in fikrilerinin ve dünya algılamasının her geçen gün daha fazla ilgi göreceğinin sinyallerini veriyor. Foreign Policy Dergisi&#8217;nin düzenlediği ankette Gülen'in yaşayan 100 entelektüel içinde en fazla oyu alması da bu anlamda önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.<br />
<br />
<br />
İlgili link: Bu alanı yalnızca siteye kayıtlı olan kullanıcılar görebilir.Siteye kaydolmak için buraya tıklayınız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fethullah Gülen'in beraat kararı onandı]]></title>
			<link>http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=500</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 03:08:56 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.forumdasin.com/showthread.php?tid=500</guid>
			<description><![CDATA[Yargıtay Genel Ceza Kurulu, Fethullah Gülen'in beraat kararını onadı. <br />
<br />
<br />
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, daha önce beraat kararını onamış bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti. İddianamenin hazırlandığı 31 Ağustos 2000 olduğunu ileri süren Başsavcılık, bu tarih dikkate alındığında dava zamanaşımının dolduğunu, bu nedenle 9. Ceza Dairesi'nin 5 Mart 2008 tarihli onama kararının kaldırılarak, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraate ilişkin 5 Mayıs 2006 günlü hükmünün bozulmasını istemişti. Başsavcılık, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre düzeltilmesinin mümkün olduğuna işaret ederek, dava zamanaşımı dolduğu için kamu davasının düşürülmesini talep etmişti.<br />
<br />
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını bugün karara bağladı. Genel Kurul, Başsavcılığın itirazını oy çokluğu ile reddetti. Ret kararıyla ile birlikte 9. Ceza Dairesi'nin onama kararı kesinleşti.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sözkonusu iddialardan sonra verilen kararın "zaman aşımı" nedeniyle değil "beraat" nedeniyle verildiği de kesinleşmiş oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yargıtay Genel Ceza Kurulu, Fethullah Gülen'in beraat kararını onadı. <br />
<br />
<br />
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, daha önce beraat kararını onamış bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti. İddianamenin hazırlandığı 31 Ağustos 2000 olduğunu ileri süren Başsavcılık, bu tarih dikkate alındığında dava zamanaşımının dolduğunu, bu nedenle 9. Ceza Dairesi'nin 5 Mart 2008 tarihli onama kararının kaldırılarak, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraate ilişkin 5 Mayıs 2006 günlü hükmünün bozulmasını istemişti. Başsavcılık, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre düzeltilmesinin mümkün olduğuna işaret ederek, dava zamanaşımı dolduğu için kamu davasının düşürülmesini talep etmişti.<br />
<br />
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını bugün karara bağladı. Genel Kurul, Başsavcılığın itirazını oy çokluğu ile reddetti. Ret kararıyla ile birlikte 9. Ceza Dairesi'nin onama kararı kesinleşti.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sözkonusu iddialardan sonra verilen kararın "zaman aşımı" nedeniyle değil "beraat" nedeniyle verildiği de kesinleşmiş oldu.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>